Fehmi Koru, Yeni Åžafak’ta yazdı: “Ergenekon’un düğmesine Tayyip Bey ile Bush’un ………
Date: Sun, 3 Jan 2010 01:54:02 +0200
Türk Ordusu’na Endonezya modeli uygulamaya konuldu.
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
“Bülent Arınç’a suikast” bahanesiyle Özel Kuvvetler Komutanlığı Ankara Seferberlik Bölge BaÅŸkanlığında aramalar yapıldı.
Böylece Amerika, Türk Ordusu’na karşı Endonezya modelini uygulamaya koydu.
Bu uygulama ile, Türk Ordusu’na yapılan operasyon “psikolojik savaÅŸ” aÅŸamasından “eylemli çökertme” aÅŸamasına geçmiÅŸtir.
“Suikast” soruÅŸturmasına dayanak yapılan ihbar numarasının 1230606 oluÅŸu, ihbarın Amerika’dan yapıldığını gösteriyor.
Endonezya modeli nedir?
+++++++++++++++++++++
GeçmiÅŸ senelerde Amerika “komünizmle mücadele” bahanesi ile Endonezya Özel Kuvvetlerine çeÅŸitli kirli operasyonlar yaptırmıştı.
Amerika, yeterli delil biriktirdikten sonra, bu operasyonları bire bin katarak Endonezya’daki Amerikancı basın vasıtasıyla piyasaya sürdü.
Endonezya Ordusunun direnci kırıldı.
Peki Amerika’nın amacı neydi?
Endonezya’nın da bir bölücülük sorunu vardı. DoÄŸu Timor’daki bölücüler, Endonezya’dan ayrılmak istiyorlardı.
Amerika da gayet tabii DoÄŸu Timor bölücülerini destekliyordu. Aynen bizde PKK’yı desteklediÄŸi gibi.
Endonezya Ordusunun bölücülerle mücadele azmini kırmak için, itibarını sıfıra indirmek gerekiyordu.
Gerçekten de, itibarı sıfırlanmış olan ordu, bölücü eylemlere müdahale edemedi.
2000 yılında Doğu Timor, bağımsızlığını ilan etti.
Türkiye’de nasıl uygulanacak?
+++++++++++++++++++++++++
Åžimdi aynı plan Türkiye’de uygulanmak isteniyor:
Ordumuzun itibarı sıfırlanacak, DoÄŸu’da ilerde meydana gelecek olan bir isyana müdahale edemeyecek ve bölge “Kürdistan” adıyla Türkiye’den ayrılacak.
Belki de hakim kozmik odalarda “DoÄŸu’daki muhtemel ayaklanmaya karşı ordunun ne gibi önlemler alacağı”na ait bilgilere ulaÅŸmak istiyor?
Bu bilgiler ABD ve PKK’ya ulaÅŸtırılacak. Ona göre hareket edecekler.
Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) kısa tarihi
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
İlk kurulduÄŸu zaman adı “Seferberlik Tetkik Kurulu” idi. (STK)
Türkiye’nin 1951′de NATO’ya girmesinin bir sonucu olarak 1952 yılında ordu bünyesinde kuruldu. NATO’ya giren tüm ülkelerde benzer örgütler kurulmuÅŸtu.
Bu örgütler sayesinde ABD, üye ülkeleri NATO aracılığıyla denetim altında tutacaktı.
Giderlerini ABD’nin  karşıladığı bu örgütler, NATO’nun gizli örgütü olan Süper-NATO’nun (yani Gladyo’nun) denetimi altında idiler.
Türkiye’deki örgütün çekirdek kadrosunu Kore’den dönen ve Gayri Nizami Harp stratejisini öğrenmiÅŸ olan subaylar oluÅŸturdu.
Kurulun gizli görevi, Türkiye’de Amerika karşıtı bir rejim deÄŸiÅŸikliÄŸini engellemekti. Aynen diÄŸer NATO ülkelerinde olduÄŸu gibi.
Ama STK’nın görünürdeki amacının “Sovyet istilasına uÄŸrayan bölgelerde direniÅŸi örgütlemek” olduÄŸu söyleniyordu..
Plana göre, yurt çapında çeşitli yerlere silah gömülecek, istila anında önceden belirlenmiş kişiler bu silahları çıkararak direniş başlatacaklardı.
Bunun için, topluma sürekli “Sovyet tehdidi” propagandası yapılıyordu.
CIA ve Adnan Menderes hükümeti arasında imzalanan 1959 tarihli bir anlaÅŸmada, “Gizli Ordu”nun “rejime karşı iç ayaklanma durumunda” harekete geçirileceÄŸi belirtiliyordu.
Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ismi 1965 yılında Özel Harp Dairesi oldu. (ÖHD)
Daire, ABD’nin kontrolünde uzun yıllar Kontrgerilla (Gladyo) olarak hizmet verdi.
Daire’nin resmi varlığı, 1974 yılında Genelkurmay BaÅŸkanı Semih Sancar’ın BaÅŸbakan Ecevit’ten “acil bir ihtiyaç için” para istemesiyle ortaya çıktı.
Ancak yapının varlığı 12 Mart’ta iÅŸkence gören solcularca zaten öğrenilmiÅŸti!
Özel Harp Dairesi ve Kontrgerilla varlığını 12 Eylül öncesi ve sonrasında da tüm ağırlığıyla sürdürdü.
Bu süre içinde faili meçhul cinayetler, 1 Mayıs 1977, Maraş, Çorum türünden provokasyon ve katliamlar, Kültür Sarayı sabotajı, Sirkeci, Yeşilköy bombalamaları, Ecevit’e suikast girişimi, devrimcileri işkenceli sorgulamalardan geçirmeler; yurtsever aydınların suikastlerle öldürülmeleri hep bu örgüt tarafından gerçekleştirildi.
Çünkü TSK, böyle yapmakla Sovyetlere karşı Türkiye’nin bağımsızlığını savunduÄŸuna ve ABD’nin stratejik müttefikimiz olduÄŸuna inandırılmıştı.
NATO eÄŸitimlerinden geçen Türk subaylarının beyni yıkanmıştı. Onlar ABD’nin her dediÄŸinin çıkarlarımıza uygun olduÄŸu konusunda ÅŸartlandırılmışlardı.
Ancak 1980′lerin sonuna doÄŸru TSK içinde, ABD’nin stratejik hedefleri konusunda fikir deÄŸiÅŸiklikleri oluÅŸmaya baÅŸladı.
1986 yılında ABD, ÅŸimdilerde uygulatmaya çalıştığı “Türkiye himayesinden Kürdistan Planı”nı Evren ve Özal’ın oluruyla Türk Ordusu’na da dayatmıştı.
Plan, Genelkurmay BaÅŸkanı Org. Nejdet ÜruÄŸ’un sert direnciyle karşılaÅŸtı ve engellendi.
Daha sonra, ABD emrinde Kuzey Irak’a girme planına karşı çıkan Org. Torumtay istifa etti, plan suya düştü.
Komutanlar, Amerika’nın Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan planlar yaptığını ve bu planları Türk ordusu eliyle uygulamaya koymak istediÄŸini anladılar.Â
İşte bu süreçte, 1990 yılında Org. DoÄŸan GüreÅŸ döneminde Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na (ÖKK) dönüştürüldü, 1992′de de personeli yeniden yapılandırıldı.
Bu sadece bir isim değişikliği değil, ABD ilişkilerinin sorgulandığı sürecin de somut bir sonucuydu.
Öyle ki; Özel Kuvvetler Komutanlığı ile Daire ABD ve Gladyo’nun sultasından çıkarıldı!
ABD görevlileri Org. Karadayı döneminde ÖKK binasından çıkarıldılar.
NATO ve ABD ilişkileriyle, ABD parasıyla, ABD eğitimiyle milletine karşı oluşturulmuş olan bir yapı, artık Milli Kuvvet haline dönüştürülmüştü.
Bundan dolayı ÖKK, ABD’nin hedefi haline geldi! Â
Özel Kuvvetler Komutanlığı, Türk Ordusu’nun Kuzey Irak cephesindeki gücü olarak ABD ile karşı karşıya geldi ve ABD tehdidine karşı uyanışın Ordu’daki öncüsü oldu.
1994 yılı AÄŸustos ayında Org. İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay BaÅŸkanı oldu. 1995 Mart’ında da Türk Ordusu, Kuzey Irak’a girdi. Türk birlikleri, Çelik Harekâtı’yla ABD’nin egemenlik alanına müdahale etmiÅŸti.. Çünkü o bölge ABD ordusunun iÅŸgali altındaydı.Â
İşte ip burada koptu.
Türk Ordusu üzerindeki denetimi elinden kaçırdığını anlayan ABD ateş püskürmeye başladı.
Amerikan ordu dergilerinde “Türk Generalleri hizadan çıktı” cinsinden haber yorumlar yayımlandı.
ABD, Muavenet gemimizi topa tuttu, askerlerimizi ÅŸehit etti.
Temmuz 2003′de Kuzey Irak’ta Süleymaniye’de Özel Kuvvetler birliÄŸimizin başına “Kürt liderlere suikast yapacaklardı” bahanesi ile çuval geçirdi.
ABD ordusu Nevada Çölü’nde “Binyılın Meydan Okuması” adı altında Türkiye’yi iÅŸgal tatbikatı yaptı.
Bu tatbikat, ABD tarihinde o güne kadar görülen en kapsamlı ve en uzun süren tatbikat idi.
ABD’nin PKK’ya yardımını belgeleyen Org. EÅŸref Bitlis, uçağı düşürülerek ÅŸehit edildi.
Malatya’da ÖKK birliÄŸini taşıyan uçağımız düşürüldü.
Daha sonra, Amerikan ordu dergisinde Türkiye’nin güneydoÄŸusunu da içine alan Büyük Kürdistan haritası yayımlandı.
Belki anlamayanlar vardır diye İtalya’daki NATO toplantısında ABD’li subaylar bu haritayı ekrana yansıttı.
Türk subayları toplantıyı terk etti.
Böylece ABD, Türk Ordusu’na karşı savaşı fiilen baÅŸlattığını alenen açıklamış oluyordu.
Bundan başka, Milli Güvenlik Kurulu, iç tehdit kavramını değiştirdi.
Eskiden solculuk ve komünizm “iç tehdit” olarak görülüyordu.
Åžimdi ise “ırkçı milliyetçilik, bölücülük ve irtica” iç tehdit kapsamına alınmıştı.
Yani MGK, Amerika’nın maÅŸası olan akımları iç tehdit kapsamına almıştı.
Bu durumda, ABD’nin Türk ordusuna karşı savaÅŸ ilan etmekten baÅŸka bir çaresi kalmamıştı.
ÖKK, Gölbaşı’nda kendi yeri ve binası için çalışmaya baÅŸladığında da, yolsuzluk iddialarıyla saldırıya uÄŸradı.
Yapısı sivilleÅŸen, içi boÅŸaltılan, etkisi kısıtlanan Milli Güvenlik Kurulu’nun Toplumsal İliÅŸkiler BaÅŸkanlığı’nı ÖKK bünyesine dahil etmek ve ÖKK’nın 2006 yılında tümen seviyesinden kolordu seviyesine çıkarılması da ABD’nin kızgınlığını arttırdı.
ÖKK’ya yönelik giderek artan ve karargâhının basılması noktasına kadar varan saldırının en önemli nedenlerinden biri de Org. Büyükanıt’ın Genelkurmay BaÅŸkanlığı döneminde yapılan bir deÄŸiÅŸiklikti.
Gayrı Nizami Harp tanımını deÄŸiÅŸtiren ÖKK, tanıma ÅŸu ifadeyi ekledi: “Düşmanın fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. iÅŸgallerine maruz kalmış bir bölgede iÅŸgali ortaya çıkarmak, engellemek ve karşı tedbirleri uygulamak”
Bu ifade yalnızca 50 yıldır NATO aracılığıyla ve Özel Harp Dairesi üzerinden denetlenen TSK’nın yaptığı bir tanım deÄŸiÅŸikliÄŸi deÄŸil aynı zamanda yeni sürece iliÅŸkin tehdidin kaynağına yönelik bir durum saptamasıydı!
ABD, bölge politikalarını TSK’yı “ikna etmeden” hayata geçiremeyeceÄŸinin farkında.. TSK’yı sindirmenin en kritik mevzilerinden biri de Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bayrak dikmek!
Ergenekon saldırısı
+++++++++++++++++
Ergenekon saldırısı, ABD’nin Irak iÅŸgali öncesinde baÅŸlatıldı.
BeÅŸiktaÅŸ Terör Örgütünün kurulmasına, AKP iktidara gelmeden önce baÅŸlanmıştı.Tayyip ErdoÄŸan bizzat kendisi anlatıyor: (19 Ekim 2008)”Bu iÅŸe ben Emniyet’le baÅŸladım. Belirli bir evreye geldikten sonra bunu Savcılığa verdik. Ergenekon soruÅŸturması konusunda yargı ile yakın iÅŸbirliÄŸi içindeyiz. Bunlar iktidara gelmeden yaptığımız tespitlerdir.”
Tarih 19 Mart 2002, Ankara…
Amerikan BaÅŸkan Yardımcısı Dick Cheney 12 bölge ülkesini ziyaret ettikten sonra Ankara’ya geldi. Morali bozuktu.
Zira Irak’ın iÅŸgali için umduÄŸu desteÄŸi bulamamıştı.
Hemen Köşk’e çıktı. CumhurbaÅŸkanı Sezer, tüm dünyaya söylediÄŸini bir de ABD’ye söyledi: “Uluslararası oydaÅŸma ararım”.
Ardından BaÅŸbakanlığa geçti. Ecevit, “İşgale karşıyız” dedi.
Sonra akÅŸam yemeÄŸinde, protokolde olmamasına karşın, ısrarla Genelkurmay BaÅŸkanı KıvrıkoÄŸlu ile görüştü. O da kesin bir dille tersledi…
Ayrıca Org. KıvrıkoÄŸlu, ABD iÅŸgali öncesinde Kuzey Irak’a girerek bazı bölgelerde mevzilenme planı yapmıştı.
Cheney ertesi sabah yapacağı basın toplantısını iptal etti. Palas pandıras ABD’ye döndü.
4 Mayıs 2002
BaÅŸbakan Ecevit, “bağırsak rahatsızlığı” nedeniyle hastaneye kaldırıldı… Aylarca hastanede kaldı… RahÅŸan Ecevit onu adeta hastaneden kaçırmasa BaÅŸbakan ölüyordu.
2001 yılında “ekonomiyi kurtarmaya” ABD’den gelen Kemal DerviÅŸ, basının karşısına çıkıp “siyasal belirsizlik”ten bahsetti. Sonra…
Devlet Bahçeli, “3 Kasım’da erken seçim” dedi.
4 ay sonra…
Türkiye sandığa gitti. Ve, AKP tek başına iktidara geldi.ABD, Irak’ın iÅŸgaline karşı çıkan bir askeri - siyasi heyeti birkaç ayda tasfiye etmiÅŸti.Hem Ecevit, hem de ABD iÅŸgaline karşı planlar yapan Org. KıvrıkoÄŸlu tasfiye edilmiÅŸ, yerlerine ABD saldırısını destekleyen AKP hükümeti ve Org. Özkök gelmiÅŸti.
AKP’nin iÅŸbaşına gelmesiyle birlikte Ergenekon saldırısı da baÅŸlamış oldu.
Amerika’ya karşı olan tüm güçler ve Türk ordusu, Ergenekon tezgahı ile saf dışı bırakılacaklardı.
Fehmi Koru, Yeni Åžafak’ta yazdı: “Ergenekon’un düğmesine Tayyip Bey ile Bush’un Oval Ofis’teki görüşmesinde basıldı”
ABD’nin ana hedefi
+++++++++++++++++
ABD’nin ana hedefi:
Öncelikle Kuzey Irak’ta kurulmuÅŸ olan Barzani Devleti’ni Türkiye’nin tanıması ve fiilen himayesi altına almasıdır.
Çünkü ABD Irak’tan çekildikten sonra, Irak Arapları ve İran, Barzani Devleti’ne karşı harekete geçebilirler.
Böylece ABD hem Barzani Devletini emniyete almış olacak, hem de Irak ve İran ile karşı karşıya gelmiÅŸ olan Türkiye, ABD’ye daha fazla mahkum hale gelmiÅŸ olacaktır..
Neden Barzani Devleti ABD için bu kadar önemlidir?
Çünkü, Büyük OrtadoÄŸu Projesi’nin ana hedefi olan Büyük Kürdistan’ın baÅŸlangıç noktası Kuzey Irak’taki Barzani Devletidir.
Irak saldırısının esas amacı da zaten Barzani Devletinin kurulması idi.
Barzani Devletinin emniyete alınmasıyla birlikte eÅŸ zamanlı olarak Türkiye’de “Kürt Açılımı”nın tamamlanması gerekmektedir.
Bu sayede GüneydoÄŸu Anadolu’da özerk bir yapı oluÅŸturulacak ve zaman içinde bu özerk yapı Barzani Devleti ile ÅŸu veya bu biçimde bütünleÅŸtirilecektir.
Bundan sonra, İran ve Suriye’den de parçalar koparılarak Büyük Kürdistan’ın oluÅŸturulması daha kolay hale gelecektir.
Büyük Kürdistan, İkinci İsrail olacaktır. Yani Orta DoÄŸu, Kafkaslar ve Orta Asya’yı, burada kuracağı üsler vasıtasıyla kontrol edecek, Büyük OrtadoÄŸu Planı’nın amacını, yani 24 Müslüman ülkenin rejimlerini ve sınırlarını deÄŸiÅŸtirmeyi daha kolay gerçekleÅŸtirebilecektir.
Kilit nokta ÖKK ve Türk Ordusu
++++++++++++++++++++++++++
Ama bütün bunları yapmak için, Türk Ordusu’nun vatanı savunma iradesinin kırılması gerekiyor.
Ergenekon tezgahları ile aynen Endonezya’da yapıldığı gibi önce Türk ordusunun saygınlığı yok edilecek.
Türk ordusu, Amerikancı AKP hükümetinin Barzani Devleti’ni tanıma ve himaye altına alma yolunda attığı adımlara ses çıkaramayacak.
“Ordu siyasete karışmamalı”, “Ne yani, yine darbe mi yapmak istiyorsunuz” suçlamaları ile susturulacak.
Özel Kuvvetler, güneydoğuda kışkırtılacak olan bir ayaklanmaya müdahale edemeyecek.
İşte, son “Arınç suikasti” tertibini de bu açıdan ele alabiliriz.
Sonuç
+++++
Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yapılan aramalar aynı zamanda, Genelkurmay BaÅŸkanının yanına Kuvvet Komutanlarını da alarak Trabzon’da Oruç Reis Fırkateyni’nde yaptığı açıklamalara cevaptır.          Â
Amerika, TSK’nın Başbuğ’un ağzından yapmak istediği kendini savunma girişimine yeni bir atak ile karşılık vermiştir.
Bugünkü durum, Türk Ordusunun yıllar yılı NATO kontrolüne terk edilmesinin bir sonucudur.
ABD, NATO anlaşmalarına ve yapılanmasına dayanarak içimizdeki operasyonu yürütebilmektedir.
Türk Ordusu’nun NATO içinde kalarak milli niteliğini muhafaza edemeyeceği ve kendisini koruyamayacağı artık son gelişmelerle bir kez daha kanıtlanmıştır.
          Â
Genelkurmay Başkanlığı, Türk Ordusu’na yönelik asimetrik psikolojik saldırıyı yapanların kim olduğunu açıklayarak milletimizi bilgilendirmelidir.
2 Kişi tarafından yorumlanmış
1-19-2010 at 20:47:14 from 78.165.4.129
mustafa kemal paşa hazretlerinin vevatından sonraki bütn devlet adamları ölmüş olsada vatana ihanetten yargılanıp ailesi ile birlkte mezarlarıda yüce ve kahraman türk milleti adına yok edlmeledrki zürriyetleri kebediyete kadar kesilsin.ben doğduğmdan bu yana önce allaha sora kahraman türk silahlı kuvvetlerine inanıp iman ettim kuran ve genel kumayımın haricinde hiç bir şeye inanmam ve beni bağlamaz türk silahlı kuvvetleri saldırıya uğramıştır ve zaman geçmiştir çükü demir tavında dövülür silahlı kuvvetlerimiz anında karşılık verip oyalanmadan bir kartal gibi içteki kuduz köpekleri yok edecekti ama gelecekleri varsa görecekleride vardır boynumuz dik alnımız açık kılıcımız keskin olsun vatanımız milletimiz var olsun tanrı türkü korusun ve yüceltsin diyerek sygılarırmı sunrım komutanlarıma arz ederm
1-31-2010 at 10:07:39 from 85.97.236.18
Ben ÅŸahsen Türk ordusuna güveniyor ve destekliyorum siyonist ve emperyalist köpekler nevada çölünde yaptıkları tatbikatı G…TLERİNE güveniyorlarsa gerçekte Türkiyede uygulasınlarda görelim bakalım ne kadar delikanlılar. Türk halkında türk ordusundan daha fazla silah var ve gerilla savaşında dünyada bizden daha iyisi yok.son olarak TÜRKLER CENAB-I ALLAHIN YER YÜZÜNDE ADALETLE HÜKMEDEN KESKİN KILICIDIR.
Bir Yorum Yazın.....