RSS
 

Archive for the ‘İBRETLİK’ Category

ÇANAKKALE SAVAŞI GELİBOLU BELGESELİ – TOLGA ÖRNEK

17 Feb

BU BELGESEL ÇANAKKALE’DE VE GELİBOLU YARIMADASINDA YAŞANAN MÜTHİŞ SAVAŞI, İKİ TARAF İÇİN DE ANLATIYOR…
FAKAT SPONSOR FİRMALAR TÜRK FİRMASI OLMASINA RAĞMEN ANLATIM NE HİKMETSE DÜŞMAN TARAFIN AĞIRLIĞINDA GEÇİYOR…

BUNU HİÇ BEĞENMEDİM…

ADAM GİBİ BİR BELGESEL VE FİLMİNİN YAPILMASINI HASRETLE BEKLİYORUZ…

 

İMF VE DÜNYA BANKASI ASLINDA NE İŞ YAPAR – BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI – JOHN PERKINS

12 Jan

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

 

LOOSE CHANGE 2.ND EDITION – TÜRKÇE ALTYAZILI – 11 EYLÜL BELGESELİ

12 Jan

ASLINDA NELER OLDUĞUNU İŞTE BU BELGESEL TÜM GERÇEKLİĞİYLE, BELGELERİYLE VE BİLİMSEL KANITLARIYLA ORTAYA KOYUYOR…

BU GÜNE KADAR BİZLERE NELER EMPOZE EDİLMİŞ BİR GÖRÜN…

İŞİN İLGİNÇ TARAFI BU BELGESEL AMERİKAN YAPIMI… ;-)

 

TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI – ASLI KILIÇ DEMİRCAN

12 Jan

TÜRK MİLLETİNE AÇIK ÇAĞRI :

türk milletine çağrı

Hangi siyasi görüşten ve ideolojiden olursa olsun, kendisine vatanseverim diyenler, ya şimdi birleşir birlikte mücadele edersiniz ya da Irak-Afganistan’daki gibi erkeklerinize bile tecavüz edileceği günler çok yakın. Eski Genel Kurmay Başkanımız ‘’Terör Örgütü Üyesi Olmak‘’ ile suçlanıp tutuklanırken hangimiz güvende olabiliriz sanıyorsunuz?
TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI Emperyalist Batı’nın gözünü diktiği, dünyanın en zengin doğal kaynaklarının yer aldığı Orta Asya, Orta Doğu ve Kafkasya arasındaki en önemli bağlantı noktası olan bölgede yaşıyoruz. Bulunduğu konumun stratejik önemi, barındırdığı tarihi ve kültürel değerler açısından da Anadolu, Batılı için asla “Türklere bırakılamayacak kadar değerli” bir coğrafya.

20. yüzyılın başında tam da Türklere Sevr’i kabul ettirdik diye sevinen Batılıların, Mustafa Kemal’in önderliğindeki Türk Milletine karşı bir kez daha yenilmiş olmaları, Lozan hezimetini yaşamış olmaları affedilmedi. Bütün paylaşım planları altüst olan emperyalistler Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ e düşmanlıktan hiç vazgeçmediler.

En büyük dostumuz ve baş müttefikimiz (!) ABD Lozan Anlaşmasını halen kabul etmedi ve diğer yandan her fırsatta Montrö Boğazlar Sözleşmesini delmek ve Karadeniz’e girmek için fırsat kolluyor. Şükür ki bölgede Rusya var ve ABD’nin Karadeniz’e girmesini engelliyor, eğer bu iş de bizim siyasilere kalsa çoktan ABD Karadeniz’e de yerleşmişti. M. Kemal ATATÜRK’ ün ölümüyle aynı hain planı uygulamaya başladı Emperyalist Batı. İnanarak söylüyorum ki M. Kemal’den sonra iktidara gelenlerin hiçbirisi milli olamamıştır, Türk devleti ve milletinin çıkarlarını koruyamamıştır.

• İsmet İnönü’nün başlattığı dışa bağımlı politik süreç, Demokrat Parti döneminde daha ileri safhalara taşınmıştı, artık eğitimde, askeri anlamda, ekonomide yarı sömürge durumundaydık

• 12 Eylül 1980 Darbesiyle sağcı ya da solcu fark etmez milli bir duruşu olan ‘’TAM BAĞIMSIZ, MİLLİ BİR TÜRKİYE’’ diye haykıran, okuyan, yazan, düşünen, bu ülkenin geleceğine katkıda bulunabilecek kim varsa resmen ‘’biçilmiş, yok edilmiş’’; bu topraklarda yaşayanlar sağcı-solcu, islamcı-Cumhuriyetçi, alevi-sünni diye ayrıştırılmıştır.

• Sonraki dönemde yurtdışında gerekli eğitimi almış, bilgi ve görgüsünü artırıp, bunları Türk Milletinin hizmetine sunmuş (!) sözde Türk siyasetçilerimiz oldu; Rockefeller Bursundan yararlanan B. Ecevit, Eisenhover Bursundan yararlanan S. Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller, bu isimlere göre daha milli olduğu düşünülse de emperyalizmin yeşil kuşak projesine hizmet eden, Cumhuriyet ve değerlerine düşman nesiller yetişmesine sebep olan Erbakan, IMF’in paralı bir memuruyken getirip ekonomimizin başına yerleştirdikleri Derviş…

• 1995’de Gümrük Birliği Anlaşmasının imzalanması ile üyesi olmadığımız AB’ye ekonomik sömürge yapılmamız…

• Üniter ve tam bağımsız bir Türkiye olarak girmemizin imkânsız olduğunu herkesin bildiği AB’ye giriş için verilen tavizler; İkiz Yasalar, Avrupa Yerel Yönetimlere Özerklik Yasası, Bölge kalkınma Ajansları, Ermenistan ve Rumlarla ilişkileri düzeltmek adına verilen tavizler…

• Türkiye’nin Akdeniz’deki güvenliğinin anahtarı Kıbrıs’ın garantörlüğünden kağıt üzerinde olmasa da fiilen terkedilmesi…

• IMF ile yapılan anlaşmalar ile bitirilen ekonomimiz…

• Cumhuriyet tarihinin bütün kazanımlarının özelleştirme yoluyla elden çıkarılması…

• Vakıflar Yasası, Yabancıların Toprak Edinimi ile ilgili yasal düzenlemeler…

• Tahkim Yasası…

• İncirlik Üssü’nün ve topraklarımızın Nato ve ABD askerlerine kullandırılması…

• Topraklarımıza ABD’nin çıkarlarını koruyan Füze Kalkanı ve Radarlarının yerleştirilmesine izin verilmesi…

• TSK’nın Batının özellikle ABD’nin Ortadoğu’daki işgallerinde kullanılmak istenmesi, buna karşı duran komutanlara karşı yürütülen operasyonlar…

• Türk Devletinin ve milletinin namusunun, dininin, bağımsızlığının teminatı bu milletin gözbebeği ordumuza karşı yürütülen psikolojik savaş ve teröre karşı mücadele etmiş komutanların hatta bir Genel Kurmay Başkanının tutuklanması…

• Batı’yı, ABD’yi, İsrail’i eleştiren, “TAM BAĞIMSIZ, LAİK, ÜNİTER BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ.” Diyen kim varsa “Ergenekon” gibi milli bir değerimizin kirletilmeye çalışıldığı bir hukuksuzluk sürecinde, sağcı solcu ayırımı gözetmeksizin tutuklanıp hapsedilmesi…

• Hangi TV kanalını açsak karşımıza bu devlete, bu millete, bu milletin inandıklarına, kutsallarına, Atatürk’e, Cumhuriyet ve değerlerine resmen söven “sözde aydınlar” la karşılaşmamız

• Abdullah Öcalan gibi bir katil başını Batı istemiyor diye asamamamız, açılım adı altında yaşanan Habur rezaleti ve sonrası, mecliste PKK temsilcilerine “demokrasi” adına tahammül etmemiz ve bunların TBMM’den Türk Milletini tehdit eder hale gelmesi, PKK’lılar sokakta Emniyet Müdürümüzü tokatlaması, cenazede kaymakam dövmesi…

Bunca rezalet ve ihanet olurken ne gücü elinde bulunduran “Ali kıran baş kesen AKP iktidarının”, ne de muhalefetin laf söylemek dışında, TBMM’de parmak indirip kaldırmak dışında, kendi maaşlarına zam yapmak dışında bir şey yaptığını görüyor musunuz?

HAYIR!

Batı ve AB raporlarına göre, 2025 yılına dek “üniter, laik, tam bağımsız bir Türkiye” kalmamış olmalı. Şu an oynanan bunca oyunun, yapılan onca tutuklamanın, ekonomik olarak zorda bırakılmamızın, Ermenilerle ilgili yasaların, Kürt ayrılıkçılarının bu kadar desteklenmesinin, askerimize uygulanan psikolojik ve fiili şiddetin tek sebebi Türkiye Cumhuriyetini yok etmek ve onlar bizi yok ederken bizdeki milli refleksin kırılmış olması, bu yok edişe karşı durmamıza engel olmak .

Afganistan ve Irak gibi; demokrasi getiriyoruz bahanesiyle yada AB’ye uyum süreci adı altında ülkemiz tamamen ele geçirilip belki işgal edilip, erkeklere bile tacvüz edilmeye başlanmadan herkes aklını başına toplasın, yarın çok geç olabilir. Ülkemizi ve milletimizi içinde bulunduğu bu vahim durumdan kurtaracak olan yine bu millettir.

Bu mücadeleyi hep birlikte, Kurtuluş Savaşında olduğu gibi birlikte omuz omuza yapmalıyız. Gelinen noktada ne sağcı ne solcu ne muhafazakar ayrımı yapmadan “MEVZUBAHİS VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR.” diyebilen herkes ile birlikte mücadele etmek boynumuzun borcudur. Düşman için biz sadece “Müslüman Türk’üz”; ne sağcılığımız ne solculuğumuz ne başka bişey umurlarında değil onların. İlgilendikleri sadece bizi toptan yok etmek, bu coğrafyadan çıkarmak, sahip olduğumuz ne varsa ele geçirmek…

Oyunun farkında olanlar için tek yol var

“Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” “MEVZUBAHİS VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR.” demek ve kendi gibi düşünenlerle örgütlenerek mücadeleye girişmek.

Tanrı Türk’e aklını başına toplamayı ve titreyip kendine dönmeyi nasip etsin …

Aslı KILIÇ DEMİRCAN

 

SARI ÖKÜZ HİKAYESİ

08 Jan

SON GÜNLERDE YAŞADIKLARIMIZ,
BU HİKAYEYİ BİLMEYENLER OLABİLECEĞİ FİKRİ UYANDIRDI BENDE…
BELKİ DE PEKÇOĞUMUZUN BİLDİĞİ BU HİKAYEYİ UNUTTUK…
ANIMSATMAKTA FAYDA GÖRDÜM…

SARI ÖKÜZ HİKAYESİ

Birzamanlar otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

“SUÇ HEP O SARI ÖKÜZ’DE…”

Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

“Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz’de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

“AFERİN SİZİ KUTLARIZ!”

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler:

“Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.”

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

“NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?”

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, “Verin bize şunu, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli

“Biz” demiş, “Sarı Öküz”ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı…”

 
 

page counter