Yazar : DR. Thomas GORDON
Yayınevi : Sistem Yayıncılık
Baskı : İstanbul / 1993 / 238 shf.
Bilim Grubu : EÄŸitim
Türü : Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi: Özel İlgi
Genel Değerlendirme: Öğretmen olabilmek için gerekli bilgiler anlatılıyor. Öğretmen-öğrenci ilişkileri, ortaya çıkabilecek sorunlar, çözüm yöntemleri, sorunları çıkmadan önlemek, etkin dinleme ve yararları, sınıfta tartışma, öğrenci-veli, veli-öğretmen ilişkileri kapsamlı olarak inceleniyor.
1- ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİSİ
Öğretme evrensel bir uÄŸraÅŸtır. Herkes birbirine birÅŸeyler öğretir. Bu kitap, “öğretme”nin nasıl daha etkili yapılacağını, öğrencilerin bilgilendirilip, olgunlaÅŸtırılırken çatışmaları azaltıp sistemin süresinin nasıl artırılacağını anlatıyor. “Etnik öğretmenlik eÄŸitimi” kısaca EÖE profesyoneller için hazırlanmıştır, ama öğreten herkesin etkisini arttıracak niteliktedir. Öğretme-Öğrenme sürecinin etkili olabilmesi için öğreten ve öğrenen arasında çok özel bir iliÅŸkinin kurulması gerekir. İşte bu kitapta öğretmenin söz konusu baÄŸlantıları saÄŸlayabilmesine yarayacak iletiÅŸim becerilerini ele alır. Amaç, öğrencilerin büyümesi ve geliÅŸmesidir, fakat birçok öğretmen tarafından kullanılan ve okul idaresi tarafından salık verilen öğretme yöntemleri öğrencilerin bağımlı, geliÅŸmemiÅŸ ve çocuksu kalmalarını saÄŸlamaktan ileri gitmez. EÖE’de bütün bunların çözümünü bulacaksınız.
2- ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİSİ İÇİN ETKİLİ BİR MODEL
Öğretmenler okuldaki v öğrencilerdeki problemlerden dolayı hayal kırıklığına uÄŸrayabilir ya da problemin çözümünde baÅŸarısız görülebilir. Yapılan araÅŸtırmalara göre, onların baÅŸarısız olmadığını, tersine çoÄŸunun öğretmenlik hakkında çok ÅŸey bildiÄŸi fakat bunu uygulamak için yeterli fırsatları bulamadığını göstermektedir. İyi öğretmen tanımları genelde çok kiÅŸi tarafından kabul edilmiÅŸ yaygın inançlara dayanır. Misaller: 1. İyi öğretmen sakindir, telaÅŸlanmaz, sinirlenmez, soÄŸuk kanlıdır. 2. İyi öğretmen önyargılı ve yanlı deÄŸildir, öğrencilere eÅŸit davranır. 3. İyi öğretmen her ÅŸeyden önce tutarlıdır. DeÄŸiÅŸmez, unutulmaz, hata yapmaz. 4. İyi öğretmen her sorunun cevabını bilir. İşte bir öğretmen kendisini bu yaygın inanç modellerine göre deÄŸerlendirir ve kendisini baÅŸarısız kabul eder. EÖE’nde tuzaklardan kurtulup, durum ne olursa olsun gerçek bir kiÅŸi olarak davranmayı ve gerçek kendiniz olmayı göreceksiniz. Öğretmen ve öğrenci arasındaki iliÅŸki, 1. Açıklık 2. Önemsenmek 3. Birbirine ihtiyaç duymak 4. Birbirinden ayrı olmak 5. İhtiyaçlarını karşılıklı olarak giderebilmek Özelliklerini içerirse, iyi bir öğretmen-öğrenci iliÅŸkisi kurulmuÅŸ demektir.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
Öğretmen-öğrenci ilişkilerinde, öğretmenlerin öğrencilerin davranışlarını kabul edip etmemeleri çok önemlidir. Kabul çizgisi değişkendir ve üç sebebi vardır. 1. Öğretmendeki değişiklikler, 2. Öğrencideki değişiklikler 3. Durum ve çevredeki değişiklikler, Öğrenci davranışların kabul edilebilir ve edilemez davranışlar arasındaki ayrım, ilişkilerde ortaya çıkacak meselelerin, öğretmenler tarafından halledilmesine yardımcı olacaktır. Fakat burada öğretmen-öğrenci ilişkisine ortaya çıkan sorun kime ait olduğunun çözülmesi gerekir. Öğretmenler kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen, öğrencinin özel sorunları ile; doğrudan ilgilendiren sorunları ayırt etmelidir. Çünkü öğretmen sorun kendisine şu soruları sorabilir; - Bu davranış benim üzerimde gerçek müşahhas bir etki yapmıyor mu? - Olumsuz etkilendiğim için mi bu davranışı kabul edemiyorum? - Yoksa yalnızca öğrencinin değişik davranmasını benim düşündüğüm şekilde hissetmesini istediğim için mi kabul edemiyorum? Son soruya cevap evet ise sorun öğrencinindir; eğer bir önce ki cevap evet ise sorun öğretmenindir. Öğrencilerin okuldan kaynaklanan ya da kaynaklanmayan birçok sorunları da vardır ve bu sorunlarla başetmeye çalışırlar. Çünkü, öğretme-öğrenme yalnız ilişkinin sorun-yok bölgesinde etkili olabilir. Öğrencinin sorunu Öğretme-öğrenme alanı (sorun yok) Öğretmenin sorunu
3- ÖĞRENCİLERİN SORUNLARI OLDUĞUNDA ÖĞRETMENLER NE YAPABİLİR?
Birçok öğretmenin iki ortak ÅŸikayeti vardır; yardımcı olmakta yetersiz kalışları ve yardım için el uzattıklarında geri çevrilmeleri. Öğretmenler, sorun ortaya çıkınca, sorunları nasıl etkili bir biçimde tepki göstereceklerini bilemediklerinden yardımcı olamazlar. Öğretmen, öğrencinin davranışının kabul edilemez olduÄŸu mesajını verir, onun deÄŸiÅŸmesini, sanki sorunu yokmuÅŸ gibi davranmasın ve sorunu ne olursa olsun onu bir kenara bırakmasını ister. Öğretmen bu yaklaşım diline EÖE’de “Kabul etmeme dili” denir. Kabul Etmeme Dili = İletiÅŸimin On İki Engeli Bunlar öğrencinin öğrenmesini engelleyen sorunları çözmesinde gerekli olan iki yönlü iletiÅŸimi yavaÅŸlatır, engeller ya da bütünüyle yok eder. 1. Emir vermek yönlendirmek, 2. Uyarmak gözdağı vermek, 3. Ahlak dersi vermek, 4. Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek, 5. Öğretme, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler önermek, 6. Yargılamak, eleÅŸtirmek, suçlamak, aynı düşüncede olmamak, 7. Ad takmak, alay etmek, 8. Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak, 9. Övmek, aynı düşüncede olmak, olumlu deÄŸerlendirme yapmak, 10. Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularını paylaÅŸmak, 11. Soru sormak, sınamak, sorguya çekmek, çapraz sorgulamak, 12. Sözünden dönmek, oyalamak, alay etmek, ÅŸakacı davranmak, konuyu saptırmak. Üç Yaygın Yanlış Anlama EÖE kurslarında tartışmalar üç temel sorunda yoÄŸunlaşıyor: 1. Gerçekleri söylemenin, öğüt vermenin ve açıklamanın nesi yanlış? (Öğretmenin asıl vazifesi bu deÄŸil mi?) 2. Övmek ve deÄŸerlendirmek neden engel olsun? (Övme iyi davranışları pekiÅŸtirir) 3. Soru sormak neden etkisiz kabul ediliyor? (Çünkü bu öğretmede en deÄŸerli yollardan) Kabul Dili Neden Güçlüdür? “12 Engel” kabul etmeme dilidir, çünkü sorunu olan kiÅŸiye, deÄŸiÅŸmesi gerektiÄŸi, sorunlu olmanın kabul edilemeyeceÄŸini ve sorunlu kiÅŸide bir sorun bulunduÄŸunu iletir. Bir kiÅŸi, baÅŸka birini içtenlikle kabul eder ve iletebilirse, o kiÅŸide yardım etme yeteneÄŸi var demektir. BaÅŸkalarını oldukları gibi kabul etmek, iliÅŸkileri kuvvetlendirmede önemli bir etkendir. Kabul, küçücük tohumları bile en güzel çiçeÄŸe dönüştürebilecek verimli bir toprak gibidir. Burada asıl iÅŸ tohumdadır. Genç insan da kendi organizmasında bir geliÅŸme yeteneÄŸi taşır. Kabul, gencin gizli gücünün ortaya çıkmasına imkan saÄŸlar. Kabul, çocukları açar, onları, duygularını ve sorunlarını paylaÅŸmak için yüreklendirir. EÖE kurslarında kabul etmeme iletilerini önlemek ölçüde azaltabilecekleri gösterilmiÅŸtir. Kabul için özel beceriler gerekir. KiÅŸiyi iyi bir danışman yapan psikoloji bilgisi ya da zihinsel gizli gücü deÄŸildir. Psikologlar buna iyileÅŸtirici iletiÅŸim derler.
SORUNLU ÖĞRENCİLERE YARDIM ETMENİN ETKİLİ YOLLARI EÖE
Kurslarındaki öğretmenler bir kişiye yardım etmenin yolunun hiç bir şey yapmaksızın yalnızca orada olmak olduğunu öğrenince şaşırır ve inanmazlar. Usta danışmanlar başarılarını temelinin, kişiyi konuşmaya başlatmak ve onu dinleyerek yolunu açmak olduğunu söylerler. Etkili biçimde yardımcı olmanın dört farklı yolu:
1. Edilgen Dinleme (sessizlik): Öğrenciye gerçekten kabul edildiğini duyumsatan ve sizinle daha fazla paylaşması için yüreklendiren çok güçlü bir iletidir.
2. Kabul EttiÄŸini Gösteren Tepkiler: Dinlerken, özellikle duraklamalarda gerçekten dinlediÄŸinizi göstermek için sözlü ya da sözcük belirtileri vermeye “kabul tepkileri” denir. “Hı-hı”, “evet”, “anlıyorum” gibi…
3. Kapı Aralayıcı İletiler Ne Yapılabilir?: Öğrenciler, bazen daha çok konuÅŸmak, diren inme ve baÅŸlamak için bile ek yüreklendirme beklerler. Bu iletilere “kapı aralayıcılar” denir. “İlginç, devam etmek ister misin?” “Söylediklerin çok ilginç”, gibi
4. Etkin Dinlemenin GereÄŸi: daha fazla etkileÅŸim ve dinleyenin yalnız duyduÄŸunu deÄŸil, aynı zamanda doÄŸru olarak anladığını da gösterir. Bu nedenle usta dinleyici “etkin dinleme”yi daha yaygın kullanır.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
Etkin dinleme öğrencinin ilettiÄŸini doÄŸru anlamanızı saÄŸlar. Öğretmen, öğrenciyi anladığını gösteren geri iletiler verir. İletiÅŸim iÅŸlemlerinde çözümleme çok önemlidir. Öğrencinin de, sizin, kendisini doru mu yanlış mı çözümlediÄŸinizi bilmemesi de aynı derecede önemlidir. Bu nedenle, öğrencinin iletisini yanıtlamadan önce, onu doÄŸu çözümleyip çözümlemediÄŸinize karar verdiÄŸiniz düşünelim. Tek yapılacak, çözümleme sonuçlarınızı kendi sözcüklerini kullanarak geri iletmektir. Bu geri iletim yöntemine “etkin dinleme” denir.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
1. Öğretmen, öğrencinin kendi sorunlarını çözebileceğine kesinlikle inanmalıdır. 2. Öğretmen, öğrencinin dile getirdiği duygu ve düşüncelerini, bir öğrencide olması gereken düşünceler saysa bile gerçekten kabul edilmelidir. 3. Öğretmen, duyguların genelde geçici ve anlık olduğunu bilmelidir. 4. Öğretmenler, öğrenciye sorunlarında yardımcı olmayı istemeli ve bunun için zaman ayırmalı. 5. Öğretmen, sorunu olan öğrenci ile birlikte olmalı ama kendi kimliğini korumalıdır. 6. Öğretmenler, öğrencilerin sorunlarını paylaşmak ve konuya başlamak için zorlanabileceklerini bilmelidir. 7. Öğretmenler, öğrencilerin sorunlarının gizliliğine saygı duymalıdır. Etkin Dinleme (E.D.) öğrenmeyi kolaylaştırmada, sorgulamayı, yüreklendirmede öğrencilerin düşünme, tartışma, soru sorma ve araştırmada kendilerini özgür hissedecekleri ortamı oluşturmada güçlü bir araçtır. Etkin Dinlemede Zaman Kazanma Nedenleri: 1. E.D. öğrencilerin sorunları ile başa çıkabilmelerine ve onları çözümlemelerine yardım eder. 2. E.D. öğrencilerin duygularından korkmalarına ve duyguların kötü olmalarını anlamalarına yardım eder. 3. E.D. sorunu çözmesine yardımcı olur. 4. E.D. sorunu çözümleme ve çözme sorumluluğunu öğrencide bırakır. 5. Öğretmen kendilerini dinlerken düşünce, görüş ve duygularını ve kabul ettiğini görür, bu nedenle görüşlerini almaya hazır olurlar. 6. E.D. Öğrenci ile öğretmen arasında da yakın ve anlamlı bir ilişkinin kurulmasını sağlar.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
öğrencileri belirli konular üzerinde tartışmaya yüreklendirir. Öğrenmeye direnci olan öğrencinin direncini kırar. Bağımlı ve boyun eÄŸen öğrencilere yardım eder. Öğrencilerin olumsuz olaylarla ilgili duygularını sınıf içinde açıkça tartışmalarına yardımcı olur. E.D.’yi kullanan öğretmenler, tartışma grubundaki öğrencilerin güçleri, yetenekleri ve özel ilgi alanları hakkında edindikleri bilgileri, daha sonra sınıf yararına kullanabilir. Öğrenmeye karşı direnme, öğrencinin bir sorunu olduÄŸunu gösterir. Bu da E.D. ile çözülür. E.D., bağımlı öğrencilere yardımda da kullanılır, sorunun sorumluluÄŸunun öğrencide bırakılıp kendi çözümünü bulması saÄŸlanır.
5- ÖĞRENCİLER SORUN ÇIKARINCA ÖĞRETMENLER NE YAPABİLİR
Öğretmenler Sorun Kendilerindeyken Ne Yapabilir? Sorunun kendilerinin olduÄŸunu anlatan ip uçları kırgınlık, can sıkıntısı, dikkatin dağılması, yılgınlık, küskünlük, sinirlilik. Öğrencilerin çekilmez davranışları öğretmenlerin davranış penceresinin “kabul etmeme” alanındadır. Öğretmen çocuÄŸun kabul edilmez davranışını deÄŸiÅŸtirmeye çalışırken etkisini üç deÄŸiÅŸkene yönlendirmelidir:
1. Öğrencinin davranışına
2. Çevreye
3. Kendi davranışına
*Tipik etkisiz yüzleÅŸmenin sonuçları: Öğretmenlerin gönderdikleri yüzleÅŸme iletilerinin hemen hemen %15′inin öğrenci üzerinde aÅŸağıdaki etkileri doÄŸurduÄŸu görülür:
1. Değişmeye karşı direnmeye neden olur.
2. Öğretmenin kendini aptal ve yetersiz sandığını düşünmesine neden olur.
3. Kendisini suçlu duyumsatır, utandırır.
4. Benlik saygısını azaltır.
5. Savunmaya iter.
*Öğretmenlerin öğrencilerle yüzleşirken gönderdikleri iletiler üç ana başlıkta toplanır.
1. Çözüm iletileri
2. Bastırıcı iletiler
3. Dolaylı iletiler
*Çözüm İletileri Neden Yararsızdır? Çözüm iletileri öğrencilere tam olarak davranışlarını nasıl değiştireceklerini, ne yapmaları gerektiğini, ne yaparlarsa daha iyi olacağını ya da ne yapabileceklerini gösterir. Çözüm iletilerinin beş değişik türü vardır.
1. Emir vermek, yönlendirmek; “Çikleti hemen aÄŸzından çıkar at”.
2. Uyarmak göz dağı vermek.
3. Ahlak dersi vermek; “4. Sınıf öğrencisi doÄŸruyu yanlıştan ayırabilmeli.”
4. Öğretimi mantıklı yürütmek.
5. Öğüt vermek, çözüm getirmek; “Yerinde olsam çalışmaya baÅŸlardım” ÇoÄŸu öğretmen çözüm iletilerini, kendi gereksinmelerini kısa yoldan elde etmek için kullanırlar. Yanlış olan, iÅŸe yaramaması ve yaradığı zaman bile taşıdığı gizli iletiler neden ile öğrenciyi küstürüp uzaklaÅŸtırmasıdır. Çözüm iletileri öğrencilerinin öğretmenlerine aynen karşılık verme tehlikesini taşırlar.
*Bastırıcı İletiler Neden Yararsızdır? Bunlar öğrenciyi küçümser kişiliğini sorgular, benlik imajını zedeler. Bunları 6 grupta toplayabiliriz.
1. Yargılamak, eleştirmek, suçlamak, aynı düşünceyi paylaşmamak.
2. Ad takmak, alay etmek.
3. Yorumlamak, çözümlemek, tanı koymak.
4. Övmek aynı düşünceyi paylaşma, olumlu değerlendirme yapmak.
5. Güven vermek, desteklemek, duygularını paylaşmak.
6. Sınamak, sorguya çekmek. Bastırıcı iletiler, öğrenciler tarafından ya önemsenmez ya da yetersizlik duygularını pekiÅŸtirir. Öğrenciler genelde bunlara gülüp geçerler. Dolaylı İletiler Neden Yararsızdır? Bunlar alay etmeÄŸi, iÄŸnelemeyi, takılmayı, utandırmayı içerir. Bunlar, çok gizli olduklarından ya anlaşılmazlar yada öğretmenlerin sinsi davranışları olarak nitelendirirler. Sen-İletileri’ne Karşı Ben-İletileri: EÖE kurslarını verirken yüzleÅŸme becerileri sınıflandırmanın ve onları daha iyi anlamanın bir baÅŸka yolunu bulduk. Bu yolla, dilimizin yapısı gereÄŸi için “sen” zamiri olmayan cümlelerin sen-iletisi olduÄŸunu öğrenen öğretmenler ÅŸaşırdılar. Sen iletiler öğrenciyi olumsuz yargılayan, ben-iletileri ise öğretmenin sorun karşısındaki duygularını dile getiren iliÅŸkilerdir.
*Öğrenciler seniletileri ile hemen her zaman kötü olduklarını algılarlar. Ben-iletileri iki açıdan “yükümlülük iletileri” olarak adlandırılabilir.
1- Ben-iletilerini gönderen öğretmen, kendi duygularının bilincinde olmak için önce kendini dinleme ve duygularını tüm açıklığıyla öğrencileriyle paylaşma yükümlülüğü taşır.
2. Ben-iletileri, davranışın yükümlülüğünü öğrencide bırakı
6-SORUNLARI ÖNLEMEK SINIF ORTAMI NASIL DEĞİŞTİRİLİR
EÄŸitim sistemleri geliÅŸip deÄŸiÅŸiyor ama binaları 1992′lü (eski) yıllardan kalma, yani hiç yenilenmeyen imkanlara karşı öğretmenlerden modern eÄŸitim yapmaları bekleniyor. Yenilikçi Düşünce EÖE’de sekiz yol önerilmiÅŸtir.
1. Dikkatin kolay yoğunlaştırılabileceği ve dış etkenden olabildiğince az etkili bir yer seçilmeli.
2. Özel sorunun ne olduğuna karar verilmeli.
3. Düşünce seli için zaman sınırlaması koyulmalı.
4. Ürettiğiniz tüm düşünceleri yazmalısınız.
5. Nitelik değil nicelik arandığından, oldukça çok düşünce üretilsin.
6. Üretilen düşüncelere sınır koymamalısınız.
7. Hiç bir değerlendirmeye izin vermemelisiniz.
8. Bakış açınızı zaman zaman değiştirmelisiniz.
Sınıf ortamını değiştirmek Bunun da 8 yolu vardır:
1. Ortamı zenginleştirme.
2. Ortamı fakirleştirme.
3. Ortamı kısıtlamak.
4. Ortamı genişletmek.
5. Ortamı yeniden düzenlemek.
6. Ortamı yalınlaştırmak.
7. Ortamı sistemleştirmek.
8. Ortam için önceden plan yapmak.
Sınıfta zamanı verimli kullanma: Sorunsuz ortamlarda üç tür işe yarar ve kullanılabilir zaman vardır:
1. Sayısız uyaranla başedilebilme zamanı (rahatsız edicilerin kaldırılmaları)
2. Bireysel zaman (sessizlik köşeleri, bireysel çalışma köşeleri, ses geçirmeyen kulaklıklar)
3. En uygun zaman (öğrencinin sorunsuz ilgi beklediÄŸi zaman9 Öğretmenlerin öğretebildiÄŸi öğrencilerin öğrenebildiÄŸi, her birinin “insan” olabildiÄŸi zamanlardır, dersler her iki taraf için daha zevkli olacaktır.
7- SINIFTA TARTIÅžMA
Ben-iletilerinin etkisiz olduÄŸu, sınıf ortamını deÄŸiÅŸtirmenin iÅŸe yaramadığı durumlar iki nedene baÄŸlanabilir: Ya çocuÄŸu kabul edilemez davranışa yönelten dürtü çok güçlüdür ya da öğretmeni ile iyi iliÅŸkiler içinde olmadığı için onun ihtiyaçlarını umursamaz sonuç olarak, pek çok sınıfta öğretmen ve öğrenciler zaman zaman ihtiyaç çatışması yaÅŸayabilirler. Çatışmaların çözümü: Öğretmenler; çatışmaların çözümüne genellikle kazanmak kaybetmek açısından bakarlar. Kazanmaya ya da en azından beraber kalmaya çalışırlar. Kazanmak kaybetmek yöntemlerine EÖE yöntem 1 ve yöntem 2 adları verildi. Yöntem 1′de her zaman öğretmen kazanır, yöntem 2′de ise öğrenciler kazanır. Yöntem 1′de büyükler önce kendi çözümünü önerir, inandırmaya çalışır, olmazsa sertleÅŸerek çözümüne ulaşır. Küçükler boyun eÄŸmek zorunda bırakılır. Büyük kazanmış, küçük kaybetmiÅŸtir. Yöntem 2′de ise çocuk kazanıp büyük kaybeder. İki yöntemde de ortak yan her iki tarafın kazanmak için sanki savaÅŸ vermesidir. Her ikisinde de kaybeden kızgın, kırgın ve mutsuzdur Sınıfta otorite Öğretmenler, otoritenin nasıl kullanıldığını ve olumsuz etkiler yaptığını çoÄŸu zaman bilemez ya da farkedemez.
İki tür otorite vardır.
1. Bu türü, uzmanlığa, bilgiye, deneyime dayanır. (o bu konuda otoriterdir) Bu otorite, çocukların kendilerine ve öğretmenlerine yakıştığı “psikolojik boyut” farklarını gösterir. Öğrenci büyüdükçe kendi psikolojik boyutu da büyür.
2. Bu türü ise öğretmenin öğrenciyi ödüllendirme ve cezalandırma gücünden doğar. Öğretmen otoritesini ödül ve ceza gücünden alır. Öğrenciler, öğretmenin kendisine değil güç kullanmasına karşı geldiler. Öğretmenler güç kullanmaktan vazgeçtiklerinde, öğrenci isyanlarının çoğu ortadan kalkar. Yöntem 1 otoritenin arkasına saklanmış güçtür.
ÖĞRENCİLERİN KULLANDIKLARI BAŞETME YÖNTEMLERİ
1. İsyan etme, direnme, meydan okuma.
2. Karşı koyma.
3. Yalan söyleme, duygularını saklama, sinsice davranma.
4. Başkalarını suçlama, dedikodu yapma.
5. Hile yapma, başkasının çalışmasını sahiplenme.
6. Patronluk taslama zorbalık etme.
7. Yenilgiden nefret etme, yenme gereksinimi duyma.
8. İşbirliği yapma, örgütlenme.
9. Boyun eÄŸme, rol yapma.
10. Yağcılık.
11. Yeni şeyler denemekten ve tehlikeden kaçma.
12. Geri çekilme hayal kurma.
Yöntem 2 Neden Kullanılmamalı? Yöntem 2′yi kullanan öğretmenlerin ihtiyaçları karşılanmaz, acı çekerler iÅŸlerini yapamazlar, öğretin onlar için bir yük hatta karabasan olur. Sonuçta Yöntem 1′de kaybeden öğrenci gibi baÅŸetme yöntemleri geliÅŸtirirler.
1. Habersiz zor sınav yaparlar.
2. Diğer öğretmenlerle iş birliği yaparlar.
3. Bir başka okula atanmayı isterler.
4. Aşırı yiyip içip, hayal kurarak gerçeklerden kaçarlar.
5. Psikosomatik hastalıklara yakalanırlar.
6. ArkadaÅŸ iliÅŸkilerinde isteksizdirler.
7. Öğrencilere bol not vererek yağcılık yaparlar.
8. İstenilen işin en azını yaparlar.
0 Kişi tarafından yorumlanmış
Bir Yorum Yazın.....