<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>www.m-ali.com</title>
	<link>http://www.m-ali.com</link>
	<description>Mehmet Ali - Programlar - Oyunlar - Müzik - Klip - Video - Sinema - Film - E-Kitap -  MSN - Windows Live Messenger - Bedava - İndir - Download - Yükle</description>
	<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 07:56:31 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>12 EYLÜL REFERANDUMUNDA NEDEN HAYIR DENMELİ</title>
		<link>http://www.m-ali.com/12-eylul-referandumunda-neden-hayir-denmeli/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/12-eylul-referandumunda-neden-hayir-denmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 07:56:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POLİTİKA]]></category>

		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>

		<category><![CDATA[12 eylül referandumu]]></category>

		<category><![CDATA[abd]]></category>

		<category><![CDATA[bdp]]></category>

		<category><![CDATA[evet]]></category>

		<category><![CDATA[hayır]]></category>

		<category><![CDATA[pkk]]></category>

		<category><![CDATA[referandum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/12-eylul-referandumunda-neden-hayir-denmeli/</guid>
		<description><![CDATA[
ARKADAŞLAR, SONUNA KADAR MUTLAKA OKUYUN VE PAYLAŞIN. . . 
ÇIKTI ALIP DAĞITIN. . . !
 BANU AVAR YAZDI: ABD, AKP VE PKK &#8221;EVET DİYOR. . . !
 Açıkca anlaşıldı ki PKK ve yandaşlarının ‘boykot’ manevrası Atlantik ötesinden kararlaştırılmıştı. İnce hesaplar yapılmıştı. ‘Boykot-Hayır’ cephesi bütünleştirilecek, Halk ‘Hayır’dan uzaklaştırılacaktı. 
 Şimdi alenen ortada ki : PKK ‘EVET’ diyor. APO [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="3" face="'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif" color="#808080" class="Apple-style-span"><span style="font-size: 11px; line-height: normal" class="Apple-style-span"></span></font><font size="3" face="'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif" color="#808080" class="Apple-style-span"><strong>
<p style="font-style: normal; widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><strong><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">ARKADAŞLAR, SONUNA KADAR MUTLAKA OKUYUN VE PAYLAŞIN. . . </span></strong></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><strong><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">ÇIKTI ALIP DAĞITIN. . . !</span></strong></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; font-weight: normal; widows: 2; orphans: 2"> <font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial"><strong>BANU AVAR YAZDI: ABD, AKP VE PKK &#8221;EVET DİYOR. . . !</strong></span></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; font-weight: normal; widows: 2; orphans: 2"> <font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Açıkca anlaşıldı ki PKK ve yandaşlarının ‘boykot’ manevrası Atlantik ötesinden kararlaştırılmıştı. İnce hesaplar yapılmıştı. ‘Boykot-Hayır’ cephesi bütünleştirilecek, Halk ‘Hayır’dan uzaklaştırılacaktı. </span></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; font-weight: normal; widows: 2; orphans: 2"> <font color="#000000"><font face="Georgia, Times New Roman, Times, serif"><font size="3"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif">Şimdi alenen ortada ki : PKK ‘EVET’ diyor. APO ‘EVET’ diyor. BDP ‘EVET’ diyor. ***********************</font></span></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><strong><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">İLK KURŞUN: BANU AVAR’DAN&#8230; </span></strong></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><strong><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">HER TÜMCESİNİN ALTI ÇİZİLECEK BİR YAZI…</span></strong></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; font-weight: normal; widows: 2; orphans: 2"> <font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">AKP yalanlıyor ama iktidarın, ‘evet’e yol hazırlamak için adımlar attığını PKK liderlerinden Karayılan açıklıyor. ‘Ateşkes kararının devlet ile Öcalan arasında sağlanan temaslar sonucu alındığını’ söylüyor. ‘Görüşme talebinin Türkiye Cumhuriyeti devletinden geldiğini’ belirtiyor. Ve Güneydoğu Anadolu’da faaliyet gösteren STK’lar bir bir dökülüyor: Hepsi koro halinde ‘EVET’ diyorlar . Güneydoğulu işadamları da ekranlardalar. İmaj konusu düşünülmüş. Pek Amerikanca! Üstlerinde bir örnek beyaz gömlekleri var. ‘EVET’ diyeceğiz!’ diyorlar. ‘Daha derin ve geniş kapsamlı bir değişim süreci başlayacak. Bu referandum aslında yepyeni bir anayasaya ön basamak olacak. ’</span></font></font></font></p>
<p style="font-style: normal; font-weight: normal; widows: 2; orphans: 2"> <font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Tercümesi ‘Güneydoğuya özerkliğin yolu açılacak!</span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font size="3"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal">&#8216;Baba, oğul ve kutsal ruh’!</span></span></font></span></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Tablo net! Pazarlık ‘Sen bana Evet ver! Ben sana Özerklik!’ çerçevesinde gelişiyor. İktidar ve terör örgütü arkalarında Amerika, ‘Baba, oğul, ve kutsal ruh’ olarak, hristiyan üçlemesini tamamlıyorlar. Fener Patrikhanesi, Sümela’da Pontus’a ‘EVET’ çığlıklarıyla onlara eşlik ediyor. Dengeyi kaçırmamak için, Ermeni kilisesinin Akdamar’dan atacağı ‘EVET’! çığlıklarını, referandum sonrasına ertelediler. ‘Van Ermenidir!’ korosunun sahne alışını, 19 Eylül’de planlıyorlar. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, kararlı! Türkiye topraklarını BOP haritasına uygun biçimde bölmeye ‘EVET’ diyorlar! Her birinin değişik sebepleri var. Ama oyunun kuralını Baba koyar. ‘Baba’, dünyayı işgal eden küresel şirketler. ‘Baba’, yerli işbirlikçi ve taşeronlara tabii ki hak ettiklerini verecek. En önemlisi, görevlerini layığıyla yaptıkları takdirde, onları deliğe süpürmeyecek. Kutsal Ruha gelince, bu haçlı oyununda PKK’yı oynuyor. ‘Baba’ya yeni bir İsrail hediye etmek için çabalıyor. Görevi, en münbit maden ve petrol topraklarını Türkiye’den ayırıp dünyayı yönetme hevesindeki çetenin emrine sunmak. Yeni kurulan devlet, devamlı kaos üreten bir makine olarak, Amerikan kılıcını, Ortadoğu’da sallayacak! Bush söylemişti. Türkiye Avrasya’nın kilidi! Türkiye’den Çin’e kadar uzanan Avrasya, tüm dünyadaki doğal zenginliklerin dörtte üçünün sahibi!Avrasya’ya açılan bu kilit kırılırsa, ‘tek dünya devleti’ne giden yol açılacak. Kaynakları giderek tükenen emperyalizmi, en az 100 yıl rahat yaşatacak ve savaştıracak, enerji ve madenler yağmalanacak! </span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Elazığ- Dersim- Diyarbakır hattı! Bu projenin önünde duran güç Türkiye’dir. Hükümetler tamamdır da halk ‘halledilememektedir! 100 yıldır tüm zaafları didiklenmektedir. Boşuna Rize’den İskenderun’a hatlar çizilmemiştir. Rize Çayeli Bakır yataklarından başlayın, Elazığ Maden’e, Palu’ya, Sivrice’ye oradan Diyarbakır Ergani’ye, İskenderun’a inin. DÜNYA ÇELİK TRÖSTLERİ O HATTAN BESLENİR. Almanya 2. Dünya savaşına o bölgenin kromundan aldığı güçle girmiştir. Atatürk’ün vefatından bu yana, dünya tröstlerinin gözü maden diyarı Maden’de, Ergani’de, Bakır diyarı DİYARBAKIR’da, gümüş kapısı DER-SİM’de (bkz C. Özakıncı) ya da Tunç elleri Tunceli’dedir. Yani Elazığ- Dersim- Diyarbakır hattında 100 yıldır yaratılan kaosun nedeni bellidir. </span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Lütfü Ergene dostumuz, muazzam arşivi ile bana ışık oluyor. Bakın ne diyor: ‘Yıl 2010. Başta Almanya, İsveç ve Norveç olmak üzere dünyadaki çelik üreticisi ülkelerin yıllık ortalama bir milyon ton civarında ham Krom ihtiyacını karşılamaya devam eden Türkiye, bir çılgınlık sonucu hala Krom destekli -yani nitelikli- çelik üretememektedir. Türkiye’de Demir Çelik İşletmeleri diye boy gösteren fabrikalarda ise ne yazık ki neticede basit anlamda inşaat demiri üretilmektedir. Nitelikli çelik üretmek için gerekli olan ham Krom’u ferrokrom haline dönüştürme faaliyetinden, Elazığ Ferro Krom fabrikası özelleştirilip kapatılarak vazgeçilmiştir. ’Tıpkı İskenderun Demir Çelik’in kuruluş aşamasında ABD, gizli raporlarla ‘Türkiye’deki bu gidişin durdurulması’ emrini verdiyse (Bkz. A. İlhan Hangi Atatürk), Ferro krom’un da akibeti farklı olmamıştır. Türkiye her ağır sanayi adımında engellenmiş, ‘Sen ham maden sat! Yoksa bedel ödetiriz!’ denmiştir. </span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">‘<font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal">EVET’ ile paylaşılacak Hazine! Kısacası bölge bir hazinedir. Küresel çete, ÖZERK KÜRDİSTAN aşamasında, bu hazineyi bölge ileri gelenleri, işadamları, örgüt yandaşlarıyla ‘paylaşacağı’ mesajını yaymaktadır. Aynı anda ‘işine bakmaktadır’! (Afganistan’da Irak’da da aynı mesajları vermişti. İşgal başladığında önce içerdeki yandaşlarını temizledi. ) Küresel çetenin en önemli işi, kucağında büyüttüğü siyasiler, ekonomistler hukukçularla önündeki tüm engelleri kaldırmak için bir Anayasa yapmaktır. Bunun ilk aşaması olan REFERANDUM yasadışı şekilde gündeme taşınmıştır. EVET için ‘Yedi düvel’ çalışmaktadır. Çünkü EVET, Ergani, Çayeli, Tunçeli, Maden kromu, altını bakırı gümüşü petrolü demektir. O nedenle, ABD ve Avrupalı büyükelçi ve konsoloslar, ‘EVET’ çığlıkları atarak yurdun dört bir yanını dolaşmaktadır. En çok ziyaret edilen bölge ne hikmetse (!) ELAZIĞ- ERGANİ hattıdır. (Dipnot 1) Onlar küresel şirketlerin memurlarıdır. 300 küsur yabancı şirket , ŞİMDİLİK, Danıştay ve Anayasa mahkemesi engelleriyle ‘uğraşarak’ bu servete el koyabilmektedir. Yeni Anayasa ile önlerindeki tüm engeller kalkacak, hazine ayaklarının dibine düşecektir!İşte bu nedenle dünyayı yöneten küresel şirketler koro halinde ‘EVET’çidir. EVET ile ele geçecek servet, Suriye sınırında 4 trilyon dolarlık petrol, (dipnot 2), güneydoğunun münbit topraklarında yatan bakıra yani altına, gümüşe, kroma, doğrudan el koyma imkanı. . Servetin boyutunu siz hesabedin! Selim Kotil, küresel çetenin , iktidarla üleşiminden örnekler veriyor:‘Örneğin İsrail devletini kurduran Rothschield ailesi ile Başbakanın damadının genel müdür olduğu Çalık Grubu, Anatolia Minerals firmasında % 50 şer ortaklar. Bu firma 4 milyon dönüm arazi kapatmış durumda. Fethullah Gülene yakınlığı ile bilinen Koza Grubu 6 milyon dönüm arazi ve 500 ruhsatla bu işin en önünde. ’EVET için her şey mübah! İşte bu üleşim nedeniyle, AKP hükümeti, Yabancılara Toprak Satışı Kanununu Yargıya takılmadan geçirmek zorunda. Tapu kanununu çıkarmak Yabancı Şirketlerin Taşınmaz Mal Edinmelerine izin vermek zorunda. Bunların önünde duran yargıyı ezip yoketmek zorunda. EVET çıkarsa, bu yağmaya karşı açılmış tüm davalar kapanacak. Küresel ‘Baba’ topraklara madenlere petrole el koyacak, ‘Oğul’ deliğe süpürülmeden koltuğunda kalacak ve hazineden pay alacak, ‘kutsal ruh’ kukla devletten pay kazanacak, saraylarda yaşayacak. Feodal ağalıktan krallığa sıçrayacak. Yöre halkı acından ölmeye devam edecek. Bugün Silvan’da iftarını açacak ekmeği olmadığı için kendini asan ‘Hacı’nın, iftar açmak için gideceği bir evi de olmayacak. Bu kabus gerçekleşirse, Güneydoğu Anadolu, Afganistan, Pakistan ve Irak halkının kaderini paylaşacak! Bu bir yedi düvel oyunudur. Ve oyunun son perdesidir. Bu oyunda batının 300 küsur şirketi, ağzından salyalar akıtarak, diş geçirdikleri doğal zenginliklerimize el koymak için yeni Anayasa beklemektedir. Durum artık PARTİLER ÜSTÜ bir durumdur. Ne yazıkki gerçek bir muhalefet uzun yıllar önce budanmış ve yeri boş kalmıştır. Lider olabilecek kişiler öldürülmüş ya da içeri tıkılmıştır. EVET’in geçmesi halinde, ‘aydın’ sıfatlı pek çok kişi de aynı akibeti paylaşacaktır. </span></span></font></font></span><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2">
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Görev HALK’ındır!Hangi partiye yakın olunursa olunsun, Türkiye’nin Bekası için, bu milletin geleceği, varlığı, devamı için, emperyalist odakların son oyunu bozulmalıdır! </span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">HAYIR demek farzdır. Banu AVARbanuavar@superonline. com</span></span></span></font></font></font><a href="http://www.banuavar.com.tr/" target="_blank"><font color="#000000"><span style="text-decoration: none"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">www. banuavar.com.tr </span></span></span></font></font></span></font></a></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2">
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">İLK KURŞUN</span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">DİPNOT: Tarih: 28 Temmuz 2009</span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Konsolos Hallberg Elazığ’a geldi </span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">ABD Adana İkinci Konsolosu Kurt Hallberg, Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret etti. Konsolos Hallberg, Selmanoğlu’nun makamında gerçekleşen ziyarette Türkiye’nin Adana veya Ankara’dan ibaret olmadığını, büyük bir ülke olduğunu belirterek, ”Türkiye, büyük ve zengin bir ülke. Bu yüzden daha iyi tanımak için gezmemiz lazım” dedi. Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin devam ettiğini ifade eden Hallberg, Türkiye’nin ekonomisinin küresel krize rağmen iyileştiğine işaret etti. Başkan Selmanoğlu da Hallberg’i ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Türkiye’nin büyük bir devlet olduğunu kaydeden Selmanoğlu, ”Küresel kriz gelse bile Başbakanımızın kaydettiği gibi teğet geçmektedir. Alınan çok güzel radikal kararlarla ülkemiz inşallah önümüzdeki dönemde daha rahat edecek, ekonomi daha rahatlayacaktır. Türkiye gerçekten Avrupa’da hissedilebilir şekilde büyük bir devlet, ekonomisi büyük. İnşallah daha güzel günleri birlikte yaşayacağız diye düşünüyorum” diye konuştu. Selmanoğlu ve Hallberg bir süre basına kapalı olarak görüştü. Hallberg’in Elazığ’daki ziyaretlerinin ardından Diyarbakır’a geçeceği öğrenildi. Tarih 26 Mart 2010… Avusturya Büyükelçisinden Vali Erol’a Ziyaret Bir dizi incelemede bulunmak üzere Elazığ’a gelen Avusturya Büyükelçisi Hiemaria Gürar Elazığ Valisi Muammer Erol’u makamında ziyaret etti. Bugün Elazığ’a gelen ve bir dizi incelemelerde bulunacak olan Avusturya Büyükelçisi Hiemaria Gürar Elazığ Valisi Muammer Erol’u bu sabah makamında ziyaret etti. Büyükelçi ziyarette Elazığ Valisi Muammer Erol’dan Elazığ ile ilgili bilgiler aldı. Ziyaretten sonra bir değerlendirme yapan Avusturya Büyükelçisi Hiemaria Gürar, sadece Ankara’da kalmak istemediklerini, zaman zaman Türkiye’nin değişik bölgelerine ziyarette bulunduğunu ve bu kapsamda Elazığ’a geldiğini ifade etti. Elazığ’a ilk defa geldiğini ifade eden Avusturya Büyükelçisi Hiemaria Gürar, Elazığ’ın ekonomik potansiyelleri hakkında bilgiler alacağını belirtti. Avusturya Büyükelçisi Hiemaria Gürar, Fırat Üniversitesine de bir ziyarette bulunacağını kaydetti. Elazığ Valisi Muammer Erol ise ziyareti anısına Avusturya Büyükelçisi Hiemaria Gürar’a bir kilim hediye ederken, büyükelçi de Elazığ Valisi Muammer Erol’a Avusturya’yı tanıtan bir kitap takdim etti. </span></span></span></font></font></font></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">Kaynak: </span></span></span></font></font></font><a href="http://www.elazig.gov.tr/h1090-avusturya-buyukelcisinden-vali-erola-ziyaret.html" target="_blank"><font color="#000000"><span style="text-decoration: none"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">http://www.elazig.gov.tr/h1090-avusturya-buyukelcisinden-vali-erola-ziyaret.html</span></span></span></font></font></span></font></a></p>
<p style="widows: 2; orphans: 2"><font color="#000000"><font face="lucida grande, tahoma, verdana, arial, sans-serif"><font size="3"><span style="font-style: normal"><span style="font-weight: normal"><span style="background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: #ffffff; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial">DİPNOT 2 : Mehmet Emin Koç yeni mesaj’da yazdı: ‘AKP hükümeti, Suriye sınırımızdaki 2 Kıbrıs büyüklüğünde mayınlı araziyi İsrail’e, temizlemek karşılığında hiçbir bedel almadan sadece mayınları temizlemek karşılığında 49 veya 99 yıllığına İsrail başta olmak üzere ecnebi firmalarına devretmeye çalıştı. Anayasa Mahkemesi iptal etti. (23 Temmuz 2009)…İngiliz Specialist Gurkha Services Şirketi ile ortak Pekkan Şirketler Grubunun Başkan Yardımcısı Adnan Volkan Pekkan, Suriye sınırındaki mayınlı arazide en az 4 trilyon dolarlık petrol rezervi bulunduğunu açıkladı. ’</span></span></span></font></font></font></p>
<p style="margin-bottom: 0cm">&nbsp;</p>
<p></strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/12-eylul-referandumunda-neden-hayir-denmeli/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ZULKARNEYN (A.S.) KİMDİR ? HZ. OSMAN IN KILICINDAKİ SIR NEDİR ? KÂBE&#8217;NİN ANAHTARLARI KİME EMANET EDİLMİŞTİR ?</title>
		<link>http://www.m-ali.com/zulkarneyn-as-kimdir-hz-osman-in-kilicindaki-sir-nedir-kabenin-anahtarlari-kime-emanet-edilmistir/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/zulkarneyn-as-kimdir-hz-osman-in-kilicindaki-sir-nedir-kabenin-anahtarlari-kime-emanet-edilmistir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 17:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BELGESEL]]></category>

		<category><![CDATA[DİNİ]]></category>

		<category><![CDATA[TARİH]]></category>

		<category><![CDATA[bilge kağan]]></category>

		<category><![CDATA[hz. osman]]></category>

		<category><![CDATA[kabe]]></category>

		<category><![CDATA[kabe nin anahtarı]]></category>

		<category><![CDATA[kabenin anahtarı]]></category>

		<category><![CDATA[osman gazi]]></category>

		<category><![CDATA[zulkareyn]]></category>

		<category><![CDATA[zulkarneyn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/zulkarneyn-as-kimdir-hz-osman-in-kilicindaki-sir-nedir-kabenin-anahtarlari-kime-emanet-edilmistir/</guid>
		<description><![CDATA[ZÜLKARNEYN (A.S) KİMDİR?
ORHUN KİTÂBELERİNDE GİZLENEN GERÇEK NEDİR?
HZ. OSMAN&#8217;IN KILICINDAKİ SIR NEDİR?
OSMAN GAZİ&#8217;NİN İLK  ADI NEDİR, NASIL VE NİÇİN OSMAN OLMUŞTUR?
KÂBE&#8217;NİN ANAHTARLARI KİME  EMANET EDİLMİŞTİR?
Bilindiği gibi Orhun Kitâbeleri Türk  dünyasının bilinen ilk yazılı belgeleridir. Ancak yüzyıllardan beri gözden kaçan  veya kaçırılan bir gerçek var ki, bu gerçek de o kitâbelerde gizlidir.
Nedir bizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZÜLKARNEYN (A.S) KİMDİR?</p>
<p>ORHUN KİTÂBELERİNDE GİZLENEN GERÇEK NEDİR?</p>
<p>HZ. OSMAN&#8217;IN KILICINDAKİ SIR NEDİR?</p>
<p>OSMAN GAZİ&#8217;NİN İLK  ADI NEDİR, NASIL VE NİÇİN OSMAN OLMUŞTUR?</p>
<p>KÂBE&#8217;NİN ANAHTARLARI KİME  EMANET EDİLMİŞTİR?</p>
<p>Bilindiği gibi Orhun Kitâbeleri Türk  dünyasının bilinen ilk yazılı belgeleridir. Ancak yüzyıllardan beri gözden kaçan  veya kaçırılan bir gerçek var ki, bu gerçek de o kitâbelerde gizlidir.</p>
<p>Nedir bizim için çok önemli olan bu gerçek?</p>
<p>Bu gerçeği  meydana çıkarabilmek için Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in Kehf Suresi&#8217;ne bakmamız gerekir.  Çünkü asıl sır, Yüce Vahiy Kitabı Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;dedir.</p>
<p>Şimdi Orhun  Kitâbeleri&#8217;ne şöyle kısaca bir göz atalım:</p>
<p>&#8221; Ben Türk Bilge Kağan;  doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına kadar, batıda gün batısına, kuzeyde  gece ortasına kadar hep milletler bana bağlıdır. Bunca milleti hep düzene  soktum, ilerlettim. Doğuya ordu sevk ettim. Bunca yerlere gittim.</p>
<p>Tanrı (Tengri) yardım ettiği için milletime; gözle görülmeyen,  kulakla işitilmeyen yerler kazandırdım. Tanrı buyruğu olduğu için, Devletli  olduğum için size Kağan oldum. Tanrı yardım ettiği için dört yöndeki milleti  derleyip topladım.</p>
<p>Ey Türk Milleti; Üstte gök çökmedikçe, altta yer  delinmedikçe, ilini, töreni kim bozabilir? Ey Türk Milleti, titre ve kendine  dön!&#8221;</p>
<p>Bilge Kağan meâlen ve orijinaldeki aslında şunları da  anlatmaktadır:</p>
<p>&#8221; Gittiğim yerlerde güneşin kavurduğu, güneşin  battığı son millete gittim. Onların arasında hüküm verdim. Sonra dünyanın öbür  ucuna, güneşin doğduğu yere vardım. Orada bulduğum milleti boyunduruğum altına  aldım. Birbirileriyle olan çekişmelerine son verdim. Ordumla Tengri buyruğu  olarak adalet getirdim. Tengri buyruğu olarak bunları yaptım….&#8221;</p>
<p>Şimdi buraya kadar anlattıklarımız, asıl anlatacağımız konuya  hazırlık için ön bilgilerdi:</p>
<p>Şimdi, Kehf Suresi 85. Ayet ile  başlayalım: &#8221; O DA BİR YOL TUTUP GİTTİ.&#8221;</p>
<p>Kehf Suresi 86. Ayet:  NİHAYET GÜNEŞİN BATTIĞI YERE VARINCA, ONU KARA BİR BALÇIKTA BATAR BULDU. ONUN  YANINDA (ORADA) BİR KAVME RASTLADI. BUNUN ÜZERİNE BİZ: EY ZÜLKARNEYN! ONLARA YA  AZAP EDECEK VEYA HAKLARINDA İYİLİK ETME YOLUNU SEÇECEKSİN, DEDİK.</p>
<p>Kehf Suresi 89. Ayet: SONRA YİNE BİR YOL TUTTU.</p>
<p>Kehf  Suresi 90. Ayet: NİHAYET GÜNEŞİN DOĞDUĞU YERE ULAŞINCA, ONU ÖYLE BİR KAVİM  ÜZERİNE DOĞAR BULDU Kİ, ONLAR İÇİN GÜNEŞE KARŞI BİR ÖRTÜ YAPMAMIŞTIK.</p>
<p>Kehf Suresi incelenirse açıkça: Bilge Kağan&#8217;ın anlattıklarının  birebir aynısı olduğu ve Yüce Kitabımız Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de bu konunun aslının  nakledildiği görülecektir.</p>
<p>Bilge Kağan Kitâbelerinde şöyle devam  etmektedir:</p>
<p>&#8220;Rahat hayata, zenginliğe, Çin&#8217;in ipeğine kanma!  Milletime, altını, beyaz gümüşü kazandırdım. Hükmettiğim milletlere hakem olup,  madenler erittim.&#8221;</p>
<p>Şimdi:</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de Zülkarneyn  (a.s)&#8217;den bahsedilirken; Zülkarneyn (a.s)&#8217;ın Allah&#8217;ın emri ile (buyruğu ile) bir  ordu kurduğu, güneşin doğduğu yere bir yol tuttuğu, yine güneşin battığı yere,  dünyanın öbür ucuna bir yol tutup gittiği, Allah&#8217;ın, O&#8217;na bu kavimler üzerinde;  ister adalet ile hükmet, ister azap et yetkisi verdiği açık açık  belirtilmektedir.Yine Zülkarneyn (a.s) kıssasında; Yecüc ve Mecüc isminde  bozgunculuk yapan kavimden bahsedilmekte, bu bozguncuları Zülkarneyn (a.s)  madenleri eriterek, set çekerek, engellediği anlatılmaktadır.</p>
<p>Zülkarneyn (a.s)&#8217;ın özelliklerine baktığımızda; büyük bir orduya  sahip olması, kendisinin büyük bir komutan olması, ordusuyla tüm dünyayı gezmesi  ve Allah&#8217;ın emri ile gittiği her yere iyilik, adalet ayrıca Allah bilgisi ve  töre götürmesidir.</p>
<p>Özelliklere lütfen dikkat buyurun: Kudretli bir  komutan, büyük bir ordu ve tüm dünyayı gezmesi…Özelliklere devam edecek olursak;  Güneşin en doğduğu ve en battığı yere ve kuzey ve güneyin uçlarına kadar  gitmesi. Ve aynı zamanda Allah&#8217;ın buyruğu ile gittiği yerlerdeki kavimlere  adalet ve iyilik götürmesi…</p>
<p>Şimdi bir de Bilge Kağan&#8217;ın yazıtlarda  anlattıklarına bakalım:</p>
<p>Aynı şekilde Bilge Kağan&#8217;ın (Bilge denmesi;  bilgili, alim, erdemli bir insan olmasındandır.) Bilge Kağan da, tıpkı  Zülkarneyn (a.s) gibi bir komutan olup, büyük bir orduya sahiptir. Ordusunun  tıpkı Kehf Suresi&#8217;ndeki gibi (O da bir yol tutup gitti ordusuyla) ayeti gibi  güneşin en doğduğu ve en battığı yere, kavimlerin üzerine gittiği (bu bir Tanrı  buyruğudur demesi) yine adaletle hükmetmesi ve gittiği yerleri milletine  kazandırması, buralarla beraber buraların değerli madenlerini ve zenginliklerini  yine milletine kazandırması ve &#8220;Ey Türk Milleti, Üstte gök çökmedikçe, altta yer  delinmedikçe, ( ki burada da Kıyamete atıf yapılmaktadır.) ilin tören  bozulmayacaktır,&#8221; diyerek, Türklerin Allah buyruğu ile hareket ettiklerini ifade  etmesi tıpkı Kehf Suresi ile neredeyse birebir örtüşmektedir.</p>
<p>Türkler, aynı zamanda genel millet olarak; Hz.Ali&#8217;nin (Kerremallahu  veche- Hiç puta tapmamış) sırrında bir kavimdir.</p>
<p>Atilla yazıtlarında  geçen, Atilla Romalıları tarif ederken; &#8220;PUTA TAPAN KAVİMDİR&#8221; der ve şöyle devam  eder; &#8221; IRKIMDAN OLAN PUTA TAPMAZ!&#8221;</p>
<p>Sanıldığı gibi Türkler Şaman  olmamışlardır. Puta da tapmamışlardır. Varolduklarından beri tek Tengri, tek  Allah inancına sahip olmuşlardır.</p>
<p>Yine yazıtlardan öğrendiğimize  göre Türkler; Allah&#8217;ın en büyük Kudret olduğuna, yeri göğü yarattığına, yeri  yeşerttiğine, öldüren ve dirilten O olduğuna inanmışlardır&#8230;. Biz burada konuyu  kısaca ele alıyoruz.</p>
<p>ZÜLKARNEYN (A.S) BİLGE KAĞANDIR</p>
<p>Tarihin gizlediği ve bilerek gizlendiği bir sırdır….</p>
<p>Peki Bilge Kağan gerçekte kimdir? Biraz sonra o konuya geleceğiz,  konumuza devam edelim:</p>
<p>Şimdi, Üstte gök çökmedikçe, altta yer  delinmedikçe…Sözlerinin manalarına bir göz atalım.</p>
<p>Bu sözü söyleyen  Bilge Kağan&#8217;dır. Şimdi Kehf Suresi&#8217;nde geçen Zülkarneyn (a.s)&#8217;ın özelliğinden  bahsedelim. Zülkarneyn (a.s) Yecüc ve Mecüc isimli kavimin arasına set çeker.  Yecüc ve Mecüc kıyamete yakın en büyük alamet olarak, yine Kur&#8217;an&#8217;nın ifadesine  göre, seddi delecek ve bu kıyametin büyük alameti olacaktır. (Seddi delmek ve  yerin delinmesi.) Bu ifadeler, daha öncede söylediğimiz gibi Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in  bir çok ayetinde kıyamet tarifinin neredeyse birebiridir. (Gök çökerse, yer  delinirse kıyamet olmaz mı? Kur&#8217;an ifadesiyle yer beşik gibi sallanmaz mı? Güneş  dürülmez mi?)</p>
<p>Bilge Kağan&#8217;da aynı ifadeyi o günkü anlayışa, o günden  bugüne adeta kelimelere bir zaman yolculuğu yaptırarak anlatmıştır.</p>
<p>Zülkarneyn (a.s)&#8217;da, kendi yaşadığı dönemde, çağına hükmetmiş, kendi  döneminde yapmış olduğu sed, kıyamete yakın delinmesi sebebiyle, bu çağa da  hitap etmektedir. Konu çok daha detaylı olup mümkün mertebe biz kısaca anlatmaya  gayret etmekteyiz.</p>
<p>Bu anlattıklarımızdan sakın bir ırkın öne  çıkarılması yapılıyor sanılmasın. Anlatılmak istenilen açıktır. Türk ırkının,  Türk Milleti&#8217;nin Rahmani olduğunun vurgulanmasıdır.</p>
<p>Önemli bir not  düşecek olursak: Zülkarneyn (a.s); ordusuyla dünyanın her yanına gittiğinde,  oradaki kavimlerden de ordusuna asker ve komutanlar katmıştır. Tıpkı Bilge  Kağan&#8217;ın yaptığı gibi.Türk milleti de içinde barındırdığı tüm unsurlarla bir  millettir.</p>
<p>Oğuz, Öğüz, Öküz: (Güçlü, dev boynuzlu manasına  gelmektedir.)</p>
<p>Zülkarneyn ise Arapça&#8217;da; çift boynuzlu manasına  gelmektedir.</p>
<p>Oğuz Kağan; Kendi döneminde, başına giydiği, boynuzları  olan başlıkları ile ünlüdür.</p>
<p>Oğuz denmesinin bir sebebi de, çok  güçlü olmasındandır.(Türk gibi güçlü!)</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de; Allah&#8217;a  kurban edilecek kurbanlıklar arasında; keçi, koyun, deve, sığır sayılmaktadır.  Bunlardan en makbulü, gücünden dolayı sığırdır. Koyun, keçi vs. göre daha  güçlüdür&#8230;</p>
<p>İlahi esrariye de Allah&#8217;a kurban millet (gücünden  dolayı) ; TÜRK MİLLETİDİR! (Ariflere)</p>
<p>Bilge Kağan acaba Oğuz Kağan  mıdır?</p>
<p>(Unutmayalım ki, bilge lakabi bir isimdir, az önce de  söylediğimiz gibi; Bilge denmesi; bilgili, alim, erdemli bir insan  olmasındandır.)</p>
<p>BİLGE KAĞAN (OĞUZ KAĞAN) = ZÜLKARNEYN (A.S)</p>
<p>Şimdi gelelim ilahi mesaja:</p>
<p>Türk Millet&#8217;i ahir zamanda  büyük rol oynayacaktır. (Ordusuyla, milletiyle, mayasıyla…) Gazi Paşa; bu sırrı,  ariflere, birkaç kelimeyle şöyle ifade etmiştir:</p>
<p>&#8220;Muhtaç olduğun  kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!&#8221;</p>
<p>Burada anlatılmak  istenen, üstte de anlattığımız gibi Türk Milleti&#8217;nin mayasıdır. O mayanın; bu  milletin genlerinde, karakterinde –unutulmuş bile olsa- yukarıdaki sırrın,  kudretin Allah&#8217;tan olduğu bilgisidir.</p>
<p>Orhun Kitâbelerinde tek Tanrı  için; &#8220;Yeri yarattı, Gök&#8217;ü yarattı, ikisinin arasında kişiyi yarattı. Kişi  Gök&#8217;teki Tanrı&#8217;ya yakardı, yakındı&#8221; der.</p>
<p>Tek Allah inancını ve  Kur&#8217;an-ı Kerimde&#8217;ki yaradılışı ve Adem (a.s)&#8217;ı bu cümlelerde görmek çok açık.  Türk Millet&#8217;i varolduğundan beri Tek Allah&#8217;a inandı.</p>
<p>Unutulmamalıdır  ki, medeniyetler yıkıldı sanılsa da, yerlerine başkaları gelir ve yıkıldı  sandığımız medeniyetler gerçekte tam kaybolmazlar, birbirlerinin sırlarını,  izlerini taşırlar. Onun içindir ki ön uygarlıklar ve şimdiki uygarlıklar  arasında benzerlikler vardır. Bu kültürlere, törelere yazılara vs. yansır ve  devam ederek gelir.</p>
<p>Şimdi burada kitâbelerle ilgili bilgilere bir  göz atalım:</p>
<p>Orhun Kitâbeleri&#8217;nin üzerindeki bilgilerin  benzerlerine M.Ö 4000&#8242;li yıllara ait taşlarda silinmiş bir şeklide rastlandı.</p>
<p>Bu bilgiler, taşların üzerinde eskidikçe, asırlar boyunca başka  taşlara aktarılarak günümüze kadar -bir kısmı- gelmiştir. Buradaki bilgiler  binlerce yıllık bilgilerdir. Aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Yani  sanıldığı gibi, buradaki bilgiler, yazıtların dikildiği tarihe ait değildir.  Örnek verecek olursak; Kur&#8217;an-ı Kerim 1400 yıl önce kağıda yazıldı  diyelim.2000&#8242;li yıllarda da dijital bilgisayara aktarıldı.Yani buradaki  bilgiler, 1400 yıl öncesine aittir, günümüze değil.</p>
<p>M.Ö 2000&#8242;li  yıllara ait, Çinli arkeologlar tarafından bulunan; yarı Çince yarı Türkçe ve bir  kısmı silinmiş olan yazıtlarda da, tıpkı Orhun Kitabeleri&#8217;ndeki bilgilere  rastlanmıştır.</p>
<p>Moğolistan&#8217;ın güneyinde bulunan; taş ve seramik  parçalarının incelenmesi neticesinde, buradaki bilgilerin, Orhun  Kitabeleri&#8217;ndeki bilgilere benzediği anlaşılmıştır. Bulunan bu parçaların tarihi  M.Ö 2000&#8242;li yıllara uzanmaktadır.</p>
<p>Orhun harfleriyle yazılan  yazıtlardan 13.yüzyıl Moğol tarihçisi Alaaddin Ata Melik Cüveynî , Tarih-i Cihan  Güşa adlı yapıtında söz etmişti. Çin kaynakları da kitabelerin dikilişini  bildirmekteydi.</p>
<p>Rus çarı I. Petro&#8217;nun emriyle Sibirya bitki örtüsünü  incelemek için görevlendirilen bitki bilimci Messerschmidt ve kendisine rehber  olarak verilen İsveçli tutsak subay Strahlenberg, 1721 yılında Yenisey vadisinde  bu yazı ile yazılmış Kırgızlara ait mezar taşlarını içeren Yenisey  Yazıtları&#8217;ndan bir tanesini keşfetti. Bir yıl sonra tutsaklığı son bulan  Strahlenberg İsveç&#8217;e dönüşünde bu inceleme ile ilgili izlenimlerini kitap haline  getirip Stockholm&#8217;de yayınladı. Böylece Orhun yazısı bilim dünyasının dikkatini  çekmiş oldu. Orhun yazıtlarından iki yüzyıl öncesine ait Yenisey Yazıtları&#8217;nın  tamamına yakını bu süreçte ortaya çıkarıldı.</p>
<p>Rus bilim adamları,1943  yılında Sibirya&#8217;da taş mezarlar bulmuşlar ve ABD&#8217;li bilim adamları ile ortak  yaptıkları inceleme neticesinde, bu taşların üzerindekilerin, &#8216;Türklere ait  fatih bir komutanın&#8217; sözleri olduklarını tespit etmişlerdir…..<br />
*<br />
Şimdi gelelim cahillikten veya art niyetli kişilerin bir iddiasına:</p>
<p>Türkler Kılıçla Müslüman Olmuştur Yalanı:</p>
<p>Tarihte hep  şunlar anlatılır: Kuteybe isimli Arap Komutan, Asya&#8217;ya sefer düzenlemiş ve  Türkler ile savaşmış , Türkleri kılıç zoruyla Müslüman yapmıştır yalanına.</p>
<p>Yukarıda anlattığımız konular araştırılırsa, Türklerin zaten var  olduklarından beri Tek Allah inancına sahip oldukları görülecektir.</p>
<p>Ama biz bir de Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;den delil verelim. Müslüman, mücahit  Kuteybe, eğer gerçekten Türkleri zorla, kılıçla Müslüman yaptıysa, bu iddiayı  dillendirenler şunu düşünmezler mi:</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim şöyle  buyurmaktadır, Kaf Suresi 45. Ayet: &#8220;SEN ONLARA KARŞI BİR ZORBA DEĞİLSİN.O HALDE  SEN BENİM UYARIMDAN KORKAN KİMSELERE KUR&#8217;AN İLE ÖĞÜT VER….&#8221;</p>
<p>(Şimdi  iddia sahiplerine şunu soruyoruz: Kuteybe; Zorla, kılıçla böyle bir fiil  yaptıysa, İlâhi Kelâm&#8217;ın mesajı itibarıyla zorba değil midir?)</p>
<p>Gaşiye Suresi 22. Ayet: &#8220;SEN ONLARIN ÜZERİNDE ZORBA DEĞİLSİN,  ZORLAYICI DEĞİLSİN,ZOR KULLANACAK DEĞİLSİN.&#8221;</p>
<p>Bakara Suresi 256. Ayet  : &#8221; DİNDE ZORLAMA YOKTUR. &#8221;</p>
<p>Fetih Suresi 4. Ayet: &#8220;İMANLARI ARTSIN  DİYE GÜVEN VE HAYIR VEREN O&#8217;DUR.&#8221;</p>
<p>Şimdi anlatmak istediğimiz,  Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in buna benzer birçok mesajını Kuteybe bilmiyor muydu? Yoksa  görmezden mi geldi? İddia sahipleri bir daha düşünsünler. Eğer durum iddia  sahiplerinin dediği gibiyse bu çok vahim bir durumdur. Kuteybe&#8217;nin bırakın  mücahit olmasını, Müslümanlığı bile tartışılır.</p>
<p>Şimdi gelelim başka  bir konuya; İslâm Dinini, İslâm Dünyası&#8217;nı Araplar ideolojik olarak sahiplenme  gibi bir misyon benimsemişlerdir. Tabi bunun alt yapısını hazırlayanlar  bellidir. (Şeytaniler, Yahudiler…)</p>
<p>Oysa İslâm Dini alemlere  rahmettir. İns&#8217;e ve Cin&#8217;se gelmiştir, hiçbir ayrım yapmadan. Bu konuyu fazla  deşifre etmeyeceğiz. Arifler bilir…</p>
<p>Şimdi mânâ sırlarından bir ifşa:</p>
<p>Bu öyle bir sır ki, aynı zamanda suret aleminden de bir delil  sunacağız. Önce bilinen meşhur bir vâkıa&#8217;yı anlatalım:</p>
<p>Peygamberimiz  Hz.Muhammed (SAV) Mekke&#8217;yi feth etmiş, o gün Kâbe&#8217;deki putları kırmış ve  Kâbe&#8217;nin anahtarlarının getirilmesini istemiştir.</p>
<p>Kâbe&#8217;nin  anahtarları, o an içim müşrik olan, Osman Bin Talhâ&#8217;dadır. Mekke&#8217;nin fethî 11  Ocak 630 tarihidir. Bu tarihle ilgili sırrı ifşa etmeyeceğiz. Belki ilerde  inşallah…</p>
<p>Yine bir not yukarıdaki yazıya atfen: Peygamberimiz  Hz.Muhammed (SAV) Mekke&#8217;yi feth ettiğinde; uyuyanı uyandırmamış, ağaç  kestirmemiş, kapıları zorlatmamış, çoluk çocuğa dokundurtmamış kısacası zorbalık  yaptırmamıştır. Zorla kimseyi Müslüman yapmamıştır. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in ifadesiyle  &#8220;Sen tebliğ et&#8221; emrini uygulamıştır. Allah&#8217;ın emri dışında hareket etmemiştir.</p>
<p>İslâm dini : &#8220;Ey insanlar!&#8221; hitabıyla tüm insanlığa davet dinidir.</p>
<p>Şimdi tekrar konumuza dönelim:</p>
<p>Peygamber Efendimiz (SAV)  Kâbe&#8217;nin anahtarlarının getirilmesini ister. Bu görevi bilindiği gibi Hz. Ali&#8217;ye  verir.</p>
<p>Dikkat buyurun lütfen. Peygamber Efendimiz (SAV) Kâbe&#8217;nin  anahtarlarının getirilmesini EMREDİYOR! Anahtarların Hz. Ali tarafından  getirilmesini EMREDİYOR!</p>
<p>Hz.Ali emir üzerine gider, Osman Bin  Talhâ&#8217;yı bulur. Anahtarları ister. Osman Bin Talhâ anahtarları vermeyi kabul  etmez. &#8220;Kâbe&#8217;nin anahtarlarının yıllardır kendi soylarında olduğunu ve  Hz.Muhammed (SAV)&#8217;in peygamberliğine inanmadığını&#8221; söyler. Hz. Ali ısrar eder.  Çünkü &#8216;emri&#8217; Peygamber Efendimiz (SAV)&#8217;den almıştır. Ne pahasına olursa olsun  &#8216;emri&#8217; yerine getirmek istemektedir. Hz. Ali, Osman Bin Talhâ&#8217;nın elini sıkar,  canını yakarak anahtarları zorla elinden alır. (Bu ibareye lütfen dikkat : Elini  sıkarak, canını yakarak, zorla!)</p>
<p>Hz. Ali, anahtarları alarak,  Peygamber Efendimiz (SAV)&#8217;in yanına gelir. Hz. Peygamber (SAV)&#8217;e anahtarları  uzatır. Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) anahtarları Hz. Ali&#8217;den teslim alır.(Bu  ibareye dikkat lütfen: Hz.Ali&#8217;nin elinden Hz.Peygamber (SAV) teslim alır.) Ve  şaşılacak bir şeklide Hz.Ali&#8217;ye tekrar anahtarları Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)  uzatır.( Bu ibareye dikkat: Hz.Ali&#8217;den aldığı anahtarları Peygamber Efendimiz  (SAV) tekrar Hz.Ali&#8217;ye eliyle verir.) ve şöyle buyurur:</p>
<p>&#8220;Ali, bu  anahtarları git Osman Bin Talhâ&#8217;ya teslim et&#8221; der. Hz.Ali şaşırır ve sorar:</p>
<p>&#8221; Ey Allah&#8217;ın Resulü (SAV), az önce emrinizle gittim, anahtarları  aldım, getirdim size teslim ettim. Şimdi de emrinizle aynı şahsa anahtarları  teslim etmemi emir buyurdunuz. Bunun hikmeti nedir ki?&#8221; diye sorar.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (SAV) bir çok sahabenin yanında şu ibret verici  sözleri söyler:</p>
<p>&#8220;Ya Ali, sen anahtarları yolda bana getirirken, Yüce  Allah, dostum Cibril ile bana vahiy gönderdi: &#8221; EMANETİ EHLİNE VERİNİZ! &#8221;</p>
<p>Kâbe&#8217;nin anahtarları uzun yıllardır Osman Bin Talhâ ve soyundadır.  Onlar Kâbe&#8217;nin nasıl temizleneceğini, nasıl sahip çıkılacağını çok iyi bilirler.  Emanetin ehilleri onlardır. Bu Allah buyruğudur: &#8220;Git ve teslim et!&#8221; (Şimdi şu  ibareye dikkat lütfen: Allah buyruğudur, git ve teslim et! Yani emir Yüce  Allah&#8217;tandır.)</p>
<p>Hz. Ali bu emir üzerine hemen geri döner ve Osman Bin  Talhâ&#8217;yı bulur ve anahtarları eliyle Osman Bin Talhâ&#8217;nın eline uzatır.</p>
<p>Bu sefer şaşırma sırası Osman Bin Talhâ&#8217;dadır. Anahtarları alır ve  sorar:</p>
<p>&#8221; Ya Ali, az önce anahtarları elimden zorla alan sen değil  miydin? Niye geri getirdin?&#8221; der.</p>
<p>Hz. Ali olanları anlatır: &#8220;Bu  konuyla ilgili Peygamber Efendimiz (SAV)&#8217;e Ayet geldiğini, Peygamberimizin  (SAV)&#8217;de anahtarları geri yolladığını&#8221; söyler.</p>
<p>Osman Bin Talhâ,  müşrik iken bu hadise üzerine koşa koşa Peygamber Efendimiz (SAV)&#8217;in yanına  varır ve Efendimizin (SAV) şahitliğinde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman  olur.</p>
<p>Şimdi olayları kısaca gözden geçirelim:</p>
<p>Peygamber  Efendimiz (SAV), önce kendi emri ile Hz.Ali&#8217;ye; &#8221; anahtarları getir!&#8221; der.</p>
<p>Hz. Ali Osman Bin Talhâ&#8217;nın elinden anahtarları alır ve kendi eliyle  Hz. Peygamber (SAV)&#8217;in eline verir. Sonra Allah&#8217;ın emri ile Efendimiz (SAV)  eliyle anahtarları Hz. Ali&#8217;nin eline verir. Hz.Ali&#8217;de kendi eliyle tekrar Osman  Bin Talhâ&#8217;nın eline anahtarları verir.</p>
<p>Yani Allah&#8217;ın emri olan &#8221;  emaneti ehline teslim ediniz! &#8221; ayetinin &#8220;emri&#8221; yerine getirilmiş olur.</p>
<p>Şimdi gelelim bu konuyu neden anlattığımıza:</p>
<p>GİZLENEN  SIR:</p>
<p>Hz. Osman Bin Talhâ Kimdir?</p>
<p>Bütün Arap  kaynaklarında Süreyc kabilesinden bahsedilir. Süreyclilerin Orta Asya&#8217;dan gelen  Türkler olduğu, Arap tarihçilerinin eserlerinde de geçmektedir. &#8220;Ubeydullah  Türk&#8217;tü&#8221; derler. Ubeydullah Süreyc kabilesindendir. Bu sülâlenin mesleği kılıç  ustalığıdır. Bu aile Orta Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya, oradan da Mekke&#8217;ye kervanlarla  gitmişler ve Mekke&#8217;ye yerleşmişlerdir. Tıpkı Selman Farisi örneğinde olduğu  gibi. Selman Farisi, İran&#8217;dan kalkıp Anadolu&#8217;ya gelmiş, burada birkaç yıl  kaldıktan sonra Mekke&#8217;ye gitmiştir.</p>
<p>Bu konuda kaynak verecek  olursak: 897-960 yıllarında yaşamış olan tabakât bilginlerinden Ebü&#8217;l-Ferec  el-Isfahânî yazmış olduğu Ağani isimli esrede Sureyclilerden bahseder ve ; &#8221;  Ubeydullah&#8217;ın babası Türk idi.&#8221; Demektedir. (El Ağani 1.B.245)</p>
<p>Yine  pek çok Arap tarihçisi; Türk kılıçlarını uzun uzun anlatmışlar ve övmüşlerdir.  Sureyc&#8217;de Mekke&#8217;de bir Türk demirci ustasıydı. Kılıç yapmasıyla meşhurdu. Osman  Bir Talhâ Sureyc&#8217;in torunlarından olup, bu aileye mensuptur. Sureyc kelimesi  Arapça&#8217;da esserc kelimesinden alınmıştır. Aslında biraz lakabî bir isimdir. Daha  sonra es-sureyciyat diye anılmış, manası ise, Sureyc tarafından imal edilmiş  kılıçlar demektir. Çarşı ve pazarda kılıçlar bu isimle satılmıştır. O dönemde,  herkes bu kılıçlara sahip olmak istemektedir. ( Kaynaklar: Sıhhaül Arabia,  Tali.a.attar.Mısır 1956 1.sh. 322; İbn-i Mansur Erbil Fazl Cemaleddin, Risatül  Arap Bulak 1300.III. Sh. 122; El Yesui.l.M El Müncid. Sh. 339, Ayrıca bu konuda  Prof.Dr.Zekeriya Kitapçı&#8217;nın, &#8216;Saadet Asrında Türkler İlk Türk Sahabe Tabii ve  Tebea Tabiileri&#8217; kitabına bakılabilir.)</p>
<p>Konuyu fazla  detaylandırmadan burada noktalayarak asıl konumuza dönelim.</p>
<p>Netice  itibarıyla; Osman Bin Talhâ Orta Asyalı bir Türk soyundandır. Ve kılıç ustasının  torunudur. Peki burada anlatmak istediğimiz nedir?</p>
<p>Burada anlatmak  istediğimiz, Kâbe&#8217;nin anahtarları: Allah&#8217;ın &#8216;emri&#8217;, Peygamber Efendimizin (SAV)  tatbiki ve Hz.Ali Efendimizin eliyle, Türk olan Osman Bin Talhâ&#8217;ya verilmiştir.  Bunun manadaki karşılığı, Kâbe&#8217;nin anahtarları: KIYAMETE KADAR TÜRKLERDEDİR.  (Ariflere)</p>
<p>Şimdi bilinmeyen bir başka sırrı delilleriyle ortaya  koyalım inşallah:</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)&#8217;in; &#8220;İlmin şehri  bensem, kapısı Ali&#8217;dir&#8221; sözünü hatırlayınız. Bilindiği gibi Hz. Ali tasavvufta,  bir çok tarikatın &#8216;PİRİ&#8217; kabul eldir.</p>
<p>Yani Hz.Ali; Kâbe&#8217;nin  bilgisini, anahtarlarını TÜRK MİLLETİ&#8217;NİN ELİNE VERMİŞTİR. Bu sırrı Allah&#8217;ın  izniyle ilk defa ifşa ediyoruz.</p>
<p>MUKADDES EMANETLER VE HZ.OSMAN&#8217;IN  KILICI</p>
<p>Bilindiği üzere Mukaddes Emanetler, Yavuz Sultan Selim&#8217;in  Mısır seferi sonucunda İstanbul&#8217;a getirilmiştir. Bu emanetler içersinde Hz.  Osman&#8217;ın kılıcı da vardır. Şimdiye kadar bilinen budur.</p>
<p>Oysa şimdi  ilk defa bir gerçeği, Hz. Osman&#8217;ın kılıcı ile ilgili gerçeği Allah&#8217;ın izni ile  açıklıyoruz;</p>
<p>Hz. Osman&#8217;ın, Topkapı Saray&#8217;ı Mukaddes Emanetler  bölümüne sergilenen bir kılıcı vardır ki, aslında bu kılıç, Yavuz Sultan  Selim&#8217;in, Mısır Seferi sonucunda getirilen emanetlerle birlikte İstanbul&#8217;a  gelmemiştir.</p>
<p>Bu kılıç, daha Osmanlı İmparatorluğu kurulmadan önce,  Hz. Osman döneminden, Ertuğrul Gazi&#8217;nin eline Şeyh Edebali kanalıyla &#8220;kutsal bir  işaret&#8221; olarak teslim edilmiştir. Şeyh Edebali&#8217;nin eline geliş silsilesi ise:  Sultan Seyyid Hoca Ahmed Yesevi tarafından onu takip eden halifeleri vasıtasıyla  ulaşmıştır; &#8216;bir Allah sırrı olarak&#8217;…</p>
<p>Konuyu biraz açalım: Ertuğrul  Gazi, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun kurucusu, Osman Bey&#8217;in babasıdır. Şeyh Edebali  ise, Osman Bey&#8217;in kayınpederidir. Osman Bey&#8217;in gerçek ismi Orhun&#8217;dur. ( Bu isim  de ilk defa açıklanmaktadır) Kayı Boyu&#8217;nun, o günkü tüm isimlerine baktığımızda,  bir tane bile Arap kökenli isim göremezsiniz. Ertuğrul Gazi, Alp Arslan,  Konuralp vs…</p>
<p>Peki Orhun ismi, nasıl olmuş da Osman olmuştur? Osmanlı  Tarih araştırmacılarının en çok sordukları ve cevabını aradıkları bu sorunun  cevabını inşallah biz verelim:</p>
<p>İşte bu konuda şimdiye kadar gizlenen  sır:</p>
<p>Şeyh Edebali bizzat Orhun&#8217;a : &#8221; Bundan sonra senin ismin Osman  olsun, soyun bu isimle anılsın&#8221; demiştir. Hz. Osman&#8217;ın o kılıcının &#8220;mânâ  sırlarını&#8221; Osman Bey&#8217;e söyleyerek teslim etmiştir. Sanıldığı gibi bu kılıç,  Yavuz Sultan Selim&#8217;in Mısır Seferinden dönüşte getirdiği kutsal emanetler  içersinde gelmemiştir.</p>
<p>İşte delili:</p>
<p>Kılıç ustası  Ubeydullah ve Sureyc kabilesinden bahsettik. Ubeydullah Arap ismi taşımasına  rağmen Türk&#8217;tü.</p>
<p>Bu kılıcı, bizzat kılıç ustası Türk Sahâbî yapmış  Hz. Osman&#8217;a hediye etmiştir. Dünya ve Türk tarihinde ilk defa bu konudaki delili  sunuyoruz:</p>
<p>Topkapı Müzesi&#8217;nde gidip  gördüğünüzde kılıcın üzerindeki KAYI BOYU&#8217;NUN işareti dikkatinizi çekecektir.  Kayı Boyu&#8217;nun damgası kılıç üzerinde durmaktadır. Çıplak gözle net bir şekilde  görülmektedir. Çünkü bu kılıcın ustası Kayı Boyun&#8217;dandır.</p>
<p>Kayı  Boyu&#8217;nu işareti:</p>
<p><img src="http://img25.imageshack.us/img25/507/kay11xc1.jpg" alt="KAYI BOYU İŞARETİ - SİMGESİ" height="575" width="947" /></p>
<p>(Türk damgalarının M.Ö. 5000&#8242;li  yıllarda ortaya çıktığı delilleri ile beraber mevcuttur. Ve burada da Kayı  Boyu&#8217;na ait damganın benzerine rastlanmaktadır.)</p>
<p>Hz. Osman&#8217;dan,  Osman Bin Talhâ&#8217;ya geçip, oradan da Hoca Ahmed Yesevî&#8217;ye emanet  edilmiştir.(Aradaki detayları anlatmıyoruz….)</p>
<p>Daha sonra bu kılıç,  Hoca Ahmed Yesevî silsilesi yoluyla Şeyh Edebali&#8217;ye gelmiş ve &#8217;sırları ile  beraber&#8217; Osman Bey&#8217;e teslim edilmiştir.</p>
<p>Orhun&#8217;un Osman olmasının  sırrı bu kılıç ile beraberdir. Nitekim, Osman Gazi&#8217;nin oğlunun ismi de yine Türk  ismi Orhan&#8217;dır.</p>
<p>Kayı Boyu&#8217;nun kılıcı; Mekke&#8217;de dövülmüş, Hz. Osman&#8217;a  teslim edilmiş, Hz. Osman&#8217;dan Osman Bin Talhâ&#8217;ya geçmiş ve Osman Bey&#8217;e  ulaşmıştır. Yani tekrar Kayı Boyu&#8217;na, ait olduğu yere dönmüştür.</p>
<p>Şimdi bunun izahını bize yapsınlar. Şimdiye kadar, iddia edildiği  şekilde bu kılıç Yavuz Sultan Selim&#8217;in Mısır seferinden dönüşte getirilen  Mukaddes Emanetlerin içersinde gelmişse, bu kılıcın üzerinde Kayı Boyu&#8217;nun  işareti ne aramaktadır?</p>
<p>Horasan Erenleri&#8217;nin ve Melâmîlerin Piri,  Hoca Ahmed Yesevî&#8217;ye selâm olsun!</p>
<p>Bu sırrı ifşa etmeyi sebep kılan  Allah&#8217;a hamd olsun!</p>
<p>Hz. Osman I. Osman</p>
<p>Osman Bin Talhâ  II. Osman</p>
<p>Osman Gazi III. Osman</p>
<p>Ya sonrası? ( Bu konuyu  şimdilik açmayacağız….)</p>
<p>Buraya kadar anlatılmak istenilenleri  anlayanlara selâm olsun….</p>
<p>Manaları sezenlere selâm olsun…</p>
<p>Yüce Allah, İslâm&#8217;ın Sancaktarı Türk Milletini, Türk Devletini ve  Türk Ordusunu muzaffer kılsın! (AMİN)</p>
<p>Saygılarımla&#8230;</p>
<p>Oktan KELEŞ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/zulkarneyn-as-kimdir-hz-osman-in-kilicindaki-sir-nedir-kabenin-anahtarlari-kime-emanet-edilmistir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>A.R.O.G. - CEM YILMAZ - ( TAM FİLM )</title>
		<link>http://www.m-ali.com/arog-cem-yilmaz-tam-film/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/arog-cem-yilmaz-tam-film/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 20:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[FİLM - SİNEMA]]></category>

		<category><![CDATA[a-r-o-g]]></category>

		<category><![CDATA[AROG]]></category>

		<category><![CDATA[film izle]]></category>

		<category><![CDATA[izle]]></category>

		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/arog-cem-yilmaz-tam-film/</guid>
		<description><![CDATA[ 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align=center><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6604881257638408418&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/arog-cem-yilmaz-tam-film/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SÜPER AJAN K-9 - 2009 ( TAM FİLM )</title>
		<link>http://www.m-ali.com/super-ajan-k-9-2009-tam-film/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/super-ajan-k-9-2009-tam-film/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 20:08:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[FİLM - SİNEMA]]></category>

		<category><![CDATA[İNDİR]]></category>

		<category><![CDATA[izle]]></category>

		<category><![CDATA[k-9]]></category>

		<category><![CDATA[k9]]></category>

		<category><![CDATA[özel ajan]]></category>

		<category><![CDATA[özelajan]]></category>

		<category><![CDATA[süper ajan k9]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/super-ajan-k-9-2009-tam-film/</guid>
		<description><![CDATA[ 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align=center><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2500445819596928316&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/super-ajan-k-9-2009-tam-film/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AŞK TUTULMASI - 2009 ( TAM FİLM )</title>
		<link>http://www.m-ali.com/ask-tutulmasi-2009-tam-film/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/ask-tutulmasi-2009-tam-film/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 19:48:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[FİLM - SİNEMA]]></category>

		<category><![CDATA[ask tutulması]]></category>

		<category><![CDATA[aşk tutulması izle]]></category>

		<category><![CDATA[aşktutulması filmi]]></category>

		<category><![CDATA[İNDİR]]></category>

		<category><![CDATA[tüm film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/ask-tutulmasi-2009-tam-film/</guid>
		<description><![CDATA[ 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align=center><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=7593992684326380868&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/ask-tutulmasi-2009-tam-film/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNYAYI KURTARAN ADAM - CÜNEYT ARKIN ( TAM FİLM )</title>
		<link>http://www.m-ali.com/dunyayi-kurtaran-adam-cuneyt-arkin-tam-film/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/dunyayi-kurtaran-adam-cuneyt-arkin-tam-film/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 19:41:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[FİLM - SİNEMA]]></category>

		<category><![CDATA[altyazılı]]></category>

		<category><![CDATA[cüneyt arkın]]></category>

		<category><![CDATA[dünyayı kurtaran adam]]></category>

		<category><![CDATA[eski türk filmi]]></category>

		<category><![CDATA[nostaljik]]></category>

		<category><![CDATA[star wars]]></category>

		<category><![CDATA[turkish star wars]]></category>

		<category><![CDATA[yerli film]]></category>

		<category><![CDATA[yerli star wars]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/dunyayi-kurtaran-adam-cuneyt-arkin-tam-film/</guid>
		<description><![CDATA[1982 SENESİNDE CÜNEYT ARKININ OYNADIĞI BU FİLM NE KADAR İLGİ GÖRDÜ TAM BİLİNMEZ AMA, GÜNÜMÜZDE TAM ANLAMIYLA BİR EFSANE OLMUŞ DURUMDA. ÖZELLİKLE YABANCILAR ALT YAZILI VERSİYONLARINI ÇOK İZLİYORMUŞ. BENDEN SÖYLEMESİ&#8230;.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#ff0000">1982 SENESİNDE CÜNEYT ARKININ OYNADIĞI BU FİLM NE KADAR İLGİ GÖRDÜ TAM BİLİNMEZ AMA, GÜNÜMÜZDE TAM ANLAMIYLA BİR EFSANE OLMUŞ DURUMDA. ÖZELLİKLE YABANCILAR ALT YAZILI VERSİYONLARINI ÇOK İZLİYORMUŞ. BENDEN SÖYLEMESİ&#8230;.</font></p>
<p align="center"><embed src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7069307816427160377&amp;hl=tr&amp;fs=true" id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" type="application/x-shockwave-flash"></embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/dunyayi-kurtaran-adam-cuneyt-arkin-tam-film/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PROF. DR. İLBER ORTAYLI&#8217;NIN SÖZLERİ - ORDU VE SİYASET</title>
		<link>http://www.m-ali.com/prof-dr-ilber-ortaylinin-sozleri-ordu-ve-siyaset/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/prof-dr-ilber-ortaylinin-sozleri-ordu-ve-siyaset/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 19:38:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POLİTİKA]]></category>

		<category><![CDATA[asker]]></category>

		<category><![CDATA[asker ve siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilber ortaylı]]></category>

		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[ordu ve siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[ordunun siyasete karışması]]></category>

		<category><![CDATA[profesör doktor]]></category>

		<category><![CDATA[siyasi ordu]]></category>

		<category><![CDATA[tartışılacak sözler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/prof-dr-ilber-ortaylinin-sozleri-ordu-ve-siyaset/</guid>
		<description><![CDATA[İlber Ortaylı: &#8220;Ordunun siyasete karışması kaçınılmaz&#8221;, &#8220;Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmaz&#8221;, &#8220;Türklerin birinci vasfı asker millet olması&#8221;, &#8220;Demokratik açılım boş laf&#8221;

07.02.2010 11:10Tarihçi ve Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, MHP’nin Siyaset ve Liderlik Okulu’nda verdiği konferansta çok tartışılacak sözler söyledi.
Ortaylı şöyle konuştu:

Milliyetçiliğin, &#8221;mensubu olduğun ve içinde yaşadığın toplumu sevmek olduğunu&#8221; belirten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#ff0000"><strong>İlber Ortaylı: &#8220;Ordunun siyasete karışması kaçınılmaz&#8221;, &#8220;Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmaz&#8221;, &#8220;Türklerin birinci vasfı asker millet olması&#8221;, &#8220;Demokratik açılım boş laf&#8221;</strong></font><font align="left" class="news_title_kck" color="#c0c0c0"><font color="#ff0000"><strong><br />
</strong></font><br />
07.02.2010 11:10</font><font color="#c0c0c0"><img src="http://www.haberturk.com/2010/02/07/kuturesim/ormdmmdmdd7d74d4.jpg" class="rsm" vspace="2" width="121" align="left" hspace="5" /></font><font color="#c0c0c0" face="Arial">Tarihçi ve Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, MHP’nin Siyaset ve Liderlik Okulu’nda verdiği konferansta çok tartışılacak sözler söyledi.</font></p>
<p><font color="#c0c0c0" face="Arial"><strong>Ortaylı şöyle konuştu:</strong></font></p>
<p><font color="#c0c0c0" face="Arial"><br />
Milliyetçiliğin, &#8221;mensubu olduğun ve içinde yaşadığın toplumu sevmek olduğunu&#8221; belirten <span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, son yıllarda Türkiye&#8217;de milliyetinden utanma duygusunun, antimilitarist, asker düşmanı bir topluma doğru gidişin körüklendiğini iddia etti.</p>
<p>&#8221;Burada aynı vasfa sahip olmayan Avrupa devletlerinin kışkırtmasının olmadığını söyleyemeyiz&#8221; diyen <span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Türk toplumunun militarist olmasından Belçika&#8217;nın, İsviçre&#8217;nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor. Resim sanatı Fransa&#8217;da öldüyse, Fransa bu sanatın bütün dünyada da ölmesini ister, mimari İtalya&#8217;da öldüyse, İtalyanlar bütün dünyada mimarinin yok olmasını ister. Hiçbir kavim kendi kaybettiği vasfın başka bir kavimde devam etmesini istemez.</p>
<p>Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uğraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız askerliktir.&#8221;</p>
<p><span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, Türk ordusunun bugün dünyada eğitim veren nadir ordulardan birisi olduğunu hatırlatarak, Türklerin bazı iyi vasıflarının da yine askeri sanatına paralel olarak gelişen tıbbiye, veterinerlik ve mühendislik dalları olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>-&#8221;ORDUNUN SİYASETE KARIŞMASI KAÇINILMAZDIR&#8221;-</strong></p>
<p>Ordunun siyasete karışmasının da kaçınılmaz olduğunu, bu tezin tarihsel gerçeklik taşıdığını savunan <span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, &#8221;Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmazdır. Bugün hiçbir siyasi parti gençleri eğitmiyor, gençlik kolları yok. Yeni yeni siyasi akademileşme başladı. Buralardan yetişen gençler partileri yönetirse, partiler kapatılmaz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Din ve devlet ilişkilerine ilişkin de konuşan <span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, dinin hiçbir zaman kendi başına bırakılamayacağını, devletin bir parçası olacağını öne sürdü. Bu durumun laiklikle alakası olup olmadığının tartışılabileceğini belirten <span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, İsrail&#8217;in bu duruma örnek teşkil ettiğini söyledi.</p>
<p>Türk devlet yapısının kabiliyetli insanlara dayandığını, Osmanlı Devleti&#8217;nin egemenliği altındaki topraklarda kabiliyetine inandığı kişileri Enderun&#8217;da eğiterek, devlet yönetimine kazandırdığını anlatan <span class="sp_keyword">Ortaylı</span>, Enderun&#8217;da elit bir eğitimin verildiğini, günümüzde elit eğitim veren kurumların azaldığını ve bu kurumların korunması gerektiğini kaydetti.</font></p>
<p><font color="#c0c0c0">Ortaylı’nın demokratik açılımla ilgili sözleri ise şöyle:</font></p>
<p><font color="#c0c0c0">&#8221;Açılım boş laftır. Açılım isteyenler gitmez de durmaz da. Ekonomik olarak Fransa olabilirdik ama bütçemizi 30 yıldır götüren bir durum var. Kimse kimseye kitle dalkavukluğu yapmak için, sempatik görünmek için konuşmasın. İran Kürtleri ile Türkiye&#8217;deki Kürtler arasındaki farkı görmeden adam genocidten söz ediyor. Bunun ne olduğunu bilmeden üstelik. Türklere karşı tez geliştirmek için arşive giren kaçıncı ecnebi Türk taraftarı oldu, onlar anladı, bizdekiler anlamıyor. Çünkü hakikati görmüyorlar. Çünkü okumuyorlar. Bunlar tehlikeli işler, belediyeciliğe benzemez.&#8221;<br />
</font></p>
<p><font color="#c0c0c0"><htt face="Arial"><br />
</htt></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/prof-dr-ilber-ortaylinin-sozleri-ordu-ve-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ASİMETRİK, PSİKOLOJİK SAVAŞ ( HARP ) NEDİR?</title>
		<link>http://www.m-ali.com/asimetrik-psikolojik-savas-harp-nedir/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/asimetrik-psikolojik-savas-harp-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 21:07:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[POLİTİKA]]></category>

		<category><![CDATA[İBRET]]></category>

		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>

		<category><![CDATA[GENEL KURMAY]]></category>

		<category><![CDATA[GENELKURMAY]]></category>

		<category><![CDATA[ÖHD]]></category>

		<category><![CDATA[ordu]]></category>

		<category><![CDATA[özel  kuvvetler]]></category>

		<category><![CDATA[özel harp dairesi]]></category>

		<category><![CDATA[seferberlik dairesi]]></category>

		<category><![CDATA[seferberlik tetkik kurulu]]></category>

		<category><![CDATA[STK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/asimetrik-psikolojik-savas-harp-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Fehmi Koru, Yeni Şafak&#8217;ta yazdı: &#8220;Ergenekon&#8217;un düğmesine Tayyip Bey ile Bush&#8217;un  &#8230;&#8230;&#8230;
Date: Sun, 3 Jan 2010 01:54:02 +0200


Türk Ordusu&#8217;na Endonezya modeli  uygulamaya konuldu.
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
&#8220;Bülent Arınç&#8217;a suikast&#8221; bahanesiyle Özel Kuvvetler  Komutanlığı Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında aramalar  yapıldı.
Böylece Amerika, Türk Ordusu&#8217;na karşı  Endonezya modelini uygulamaya koydu.
Bu uygulama ile, Türk Ordusu&#8217;na yapılan operasyon  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#ffcc00">Fehmi Koru, Yeni Şafak&#8217;ta yazdı: &#8220;Ergenekon&#8217;un düğmesine Tayyip Bey ile Bush&#8217;un  &#8230;&#8230;&#8230;</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Date: Sun, 3 Jan 2010 01:54:02 +0200</font></p>
<p><font color="#ffcc00"><br />
</font></p>
<p><strong><font color="#ffcc00">Türk Ordusu&#8217;na Endonezya modeli  uygulamaya konuldu.</font></strong></p>
<p><font color="#ffcc00">++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">&#8220;Bülent Arınç&#8217;a suikast&#8221; bahanesiyle Özel Kuvvetler  Komutanlığı Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında aramalar  yapıldı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Böylece Amerika, Türk Ordusu&#8217;na karşı  Endonezya modelini uygulamaya koydu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu uygulama ile, Türk Ordusu&#8217;na yapılan operasyon  &#8220;psikolojik savaş&#8221; aşamasından &#8220;eylemli çökertme&#8221; aşamasına  geçmiştir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">&#8220;Suikast&#8221; soruşturmasına dayanak yapılan ihbar numarasının  1230606 oluşu, ihbarın Amerika&#8217;dan yapıldığını gösteriyor.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Endonezya modeli nedir?</font></p>
<p><font color="#ffcc00">+++++++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Geçmiş senelerde Amerika &#8220;komünizmle mücadele&#8221; bahanesi  ile Endonezya Özel Kuvvetlerine çeşitli kirli operasyonlar  yaptırmıştı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Amerika, yeterli delil biriktirdikten sonra, bu  operasyonları bire bin katarak Endonezya&#8217;daki Amerikancı basın vasıtasıyla  piyasaya sürdü.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Endonezya Ordusunun direnci kırıldı. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Peki Amerika&#8217;nın amacı neydi? </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Endonezya&#8217;nın da bir bölücülük sorunu vardı. Doğu  Timor&#8217;daki bölücüler, Endonezya&#8217;dan ayrılmak istiyorlardı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Amerika da gayet tabii Doğu Timor bölücülerini  destekliyordu. Aynen bizde PKK&#8217;yı desteklediği gibi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Endonezya Ordusunun bölücülerle mücadele azmini kırmak  için, itibarını sıfıra indirmek gerekiyordu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Gerçekten de, itibarı sıfırlanmış olan ordu, bölücü  eylemlere müdahale edemedi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">2000 yılında Doğu Timor, bağımsızlığını ilan  etti.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türkiye&#8217;de nasıl  uygulanacak?</font></p>
<p><font color="#ffcc00">+++++++++++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Şimdi aynı plan Türkiye&#8217;de uygulanmak  isteniyor:</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ordumuzun itibarı sıfırlanacak, Doğu&#8217;da ilerde meydana  gelecek olan bir isyana müdahale edemeyecek ve bölge &#8220;Kürdistan&#8221; adıyla  Türkiye&#8217;den ayrılacak.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Belki de hakim kozmik odalarda &#8220;Doğu&#8217;daki muhtemel  ayaklanmaya karşı ordunun ne gibi önlemler alacağı&#8221;na ait bilgilere ulaşmak  istiyor?</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu bilgiler ABD ve PKK&#8217;ya ulaştırılacak. Ona göre hareket  edecekler.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Özel Kuvvetler Komutanlığı  (ÖKK) kısa  tarihi</font></p>
<p><font color="#ffcc00">++++++++++++++++++++++++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">İlk kurulduğu zaman adı &#8220;Seferberlik Tetkik Kurulu&#8221; idi.  (STK)</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türkiye&#8217;nin 1951&#8242;de NATO&#8217;ya girmesinin bir sonucu olarak  1952 yılında ordu bünyesinde kuruldu. NATO&#8217;ya giren tüm ülkelerde benzer  örgütler kurulmuştu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu örgütler sayesinde ABD, üye ülkeleri NATO aracılığıyla  denetim altında tutacaktı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Giderlerini ABD&#8217;nin  karşıladığı  bu örgütler, NATO&#8217;nun gizli örgütü olan Süper-NATO&#8217;nun  (yani Gladyo&#8217;nun) denetimi altında idiler.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türkiye&#8217;deki örgütün çekirdek kadrosunu Kore&#8217;den dönen ve  Gayri Nizami Harp stratejisini öğrenmiş olan subaylar oluşturdu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Kurulun gizli görevi, Türkiye&#8217;de Amerika karşıtı bir rejim  değişikliğini engellemekti. Aynen diğer NATO ülkelerinde olduğu  gibi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ama STK&#8217;nın görünürdeki amacının &#8220;Sovyet istilasına  uğrayan bölgelerde direnişi örgütlemek&#8221; olduğu söyleniyordu..</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Plana göre, yurt çapında çeşitli yerlere silah gömülecek,  istila anında önceden belirlenmiş kişiler bu silahları çıkararak direniş  başlatacaklardı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bunun için, topluma sürekli &#8220;Sovyet tehdidi&#8221; propagandası  yapılıyordu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">CIA ve Adnan Menderes hükümeti arasında imzalanan 1959  tarihli bir anlaşmada, &#8220;Gizli Ordu&#8221;nun &#8220;rejime karşı iç ayaklanma durumunda&#8221;  harekete geçirileceği belirtiliyordu. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Seferberlik Tetkik Kurulu&#8217;nun ismi  1965 yılında Özel Harp Dairesi oldu.  (ÖHD)</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Daire, ABD&#8217;nin kontrolünde uzun yıllar Kontrgerilla  (Gladyo) olarak hizmet verdi. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Daire&#8217;nin resmi varlığı, 1974 yılında Genelkurmay  Başkanı Semih Sancar&#8217;ın Başbakan Ecevit&#8217;ten &#8220;acil bir ihtiyaç için&#8221; para  istemesiyle ortaya çıktı. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ancak yapının varlığı 12 Mart&#8217;ta işkence gören  solcularca zaten öğrenilmişti! </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Özel Harp Dairesi ve Kontrgerilla varlığını 12  Eylül öncesi ve sonrasında da tüm ağırlığıyla sürdürdü. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu süre içinde faili meçhul  cinayetler, 1 Mayıs 1977, Maraş, Çorum türünden provokasyon ve  katliamlar, Kültür Sarayı sabotajı, Sirkeci, Yeşilköy bombalamaları, Ecevit’e  suikast girişimi, devrimcileri işkenceli sorgulamalardan geçirmeler; yurtsever  aydınların suikastlerle öldürülmeleri hep bu örgüt tarafından  gerçekleştirildi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Çünkü TSK, böyle yapmakla Sovyetlere karşı  Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını savunduğuna ve ABD&#8217;nin stratejik müttefikimiz  olduğuna inandırılmıştı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">NATO eğitimlerinden geçen Türk subaylarının  beyni yıkanmıştı. Onlar ABD&#8217;nin her dediğinin çıkarlarımıza uygun olduğu  konusunda şartlandırılmışlardı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00"><br />
</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ancak 1980&#8242;lerin sonuna  doğru TSK içinde, ABD&#8217;nin stratejik hedefleri konusunda fikir değişiklikleri  oluşmaya başladı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">1986 yılında ABD, şimdilerde uygulatmaya çalıştığı  &#8220;Türkiye himayesinden Kürdistan Planı&#8221;nı Evren ve Özal&#8217;ın oluruyla Türk  Ordusu&#8217;na da dayatmıştı. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Plan, Genelkurmay Başkanı Org. Nejdet Üruğ&#8217;un sert  direnciyle karşılaştı ve engellendi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Daha sonra, ABD emrinde Kuzey Irak&#8217;a girme planına  karşı çıkan Org. Torumtay istifa etti, plan suya düştü.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Komutanlar, Amerika&#8217;nın Türkiye&#8217;yi  bölmeyi amaçlayan planlar yaptığını ve bu planları Türk ordusu eliyle uygulamaya  koymak istediğini anladılar. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">İşte bu süreçte, 1990 yılında Org. Doğan Güreş  döneminde Özel Harp Dairesi, Özel  Kuvvetler Komutanlığı&#8217;na (ÖKK)</font> dönüştürüldü, 1992&#8242;de de personeli yeniden  yapılandırıldı.</p>
<p><font color="#ffcc00">Bu sadece bir isim değişikliği  değil, ABD ilişkilerinin sorgulandığı sürecin de somut bir sonucuydu.  </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Öyle ki; Özel Kuvvetler Komutanlığı ile Daire ABD  ve Gladyo&#8217;nun sultasından çıkarıldı! </font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD görevlileri Org. Karadayı döneminde ÖKK  binasından çıkarıldılar.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">NATO ve ABD  ilişkileriyle, ABD parasıyla, ABD eğitimiyle milletine karşı oluşturulmuş olan  bir yapı, artık Milli Kuvvet haline dönüştürülmüştü.<br />
Bundan dolayı ÖKK, ABD&#8217;nin hedefi haline geldi!   </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Özel Kuvvetler Komutanlığı, Türk Ordusu&#8217;nun Kuzey  Irak cephesindeki gücü olarak ABD ile karşı karşıya geldi ve ABD tehdidine karşı  uyanışın Ordu&#8217;daki öncüsü oldu.<br />
1994 yılı  Ağustos ayında Org. İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay Başkanı oldu. 1995 Mart&#8217;ında da Türk Ordusu, Kuzey Irak&#8217;a girdi. Türk  birlikleri, Çelik Harekâtı&#8217;yla ABD&#8217;nin egemenlik alanına müdahale  etmişti.. Çünkü o bölge ABD ordusunun işgali altındaydı. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">İşte ip burada koptu. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türk Ordusu üzerindeki denetimi elinden kaçırdığını  anlayan ABD ateş püskürmeye başladı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Amerikan ordu dergilerinde &#8220;Türk  Generalleri hizadan çıktı&#8221; cinsinden haber yorumlar yayımlandı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD, Muavenet gemimizi topa tuttu, askerlerimizi  şehit etti.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Temmuz 2003&#8242;de Kuzey Irak&#8217;ta Süleymaniye&#8217;de Özel  Kuvvetler birliğimizin başına &#8220;Kürt liderlere suikast yapacaklardı&#8221; bahanesi ile  çuval geçirdi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD ordusu Nevada Çölü&#8217;nde &#8220;Binyılın Meydan  Okuması&#8221; adı altında Türkiye&#8217;yi işgal tatbikatı yaptı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu tatbikat, ABD tarihinde o güne kadar görülen en  kapsamlı ve en uzun süren tatbikat idi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD&#8217;nin PKK&#8217;ya yardımını belgeleyen Org. Eşref  Bitlis, uçağı düşürülerek şehit edildi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Malatya&#8217;da ÖKK birliğini taşıyan uçağımız  düşürüldü.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Daha sonra, Amerikan ordu dergisinde Türkiye&#8217;nin  güneydoğusunu da içine alan Büyük Kürdistan haritası yayımlandı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Belki anlamayanlar vardır diye İtalya&#8217;daki NATO  toplantısında ABD&#8217;li subaylar bu haritayı ekrana yansıttı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türk subayları toplantıyı terk etti.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Böylece ABD, Türk Ordusu&#8217;na karşı savaşı fiilen  başlattığını alenen açıklamış oluyordu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bundan başka, Milli Güvenlik Kurulu, iç tehdit  kavramını değiştirdi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Eskiden solculuk ve komünizm &#8220;iç  tehdit&#8221; olarak görülüyordu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Şimdi ise &#8220;ırkçı milliyetçilik,  bölücülük ve irtica&#8221; iç tehdit kapsamına alınmıştı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Yani MGK, Amerika&#8217;nın maşası olan  akımları iç tehdit kapsamına almıştı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu durumda, ABD&#8217;nin Türk ordusuna  karşı savaş ilan etmekten başka bir çaresi kalmamıştı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">ÖKK, Gölbaşı&#8217;nda kendi yeri ve binası için  çalışmaya başladığında da, yolsuzluk iddialarıyla saldırıya uğradı.  </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Yapısı sivilleşen, içi boşaltılan, etkisi  kısıtlanan Milli Güvenlik Kurulu&#8217;nun Toplumsal İlişkiler  Başkanlığı&#8217;nı ÖKK bünyesine dahil etmek ve ÖKK&#8217;nın 2006 yılında tümen seviyesinden  kolordu seviyesine çıkarılması da ABD&#8217;nin kızgınlığını  arttırdı. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">ÖKK&#8217;ya yönelik giderek artan ve karargâhının basılması noktasına kadar  varan saldırının en önemli nedenlerinden biri de Org. Büyükanıt&#8217;ın Genelkurmay  Başkanlığı döneminde yapılan bir değişiklikti.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Gayrı Nizami Harp tanımını değiştiren ÖKK, tanıma şu ifadeyi ekledi:  &#8220;Düşmanın fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. işgallerine maruz kalmış bir  bölgede işgali ortaya çıkarmak, engellemek ve karşı tedbirleri uygulamak&#8221;</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu ifade yalnızca 50 yıldır NATO aracılığıyla ve Özel Harp Dairesi  üzerinden denetlenen TSK&#8217;nın yaptığı bir tanım değişikliği değil aynı zamanda  yeni sürece ilişkin tehdidin kaynağına yönelik bir durum saptamasıydı!</font></p>
<p><font color="#ffcc00"> ABD, bölge politikalarını TSK&#8217;yı &#8220;ikna  etmeden&#8221; hayata geçiremeyeceğinin farkında.. TSK&#8217;yı sindirmenin en kritik  mevzilerinden biri de Özel Kuvvetler Komutanlığı&#8217;na bayrak dikmek!</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ergenekon  saldırısı</font></p>
<p><font color="#ffcc00">+++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ergenekon saldırısı, ABD&#8217;nin Irak işgali öncesinde  başlatıldı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Beşiktaş Terör Örgütünün  kurulmasına, AKP iktidara gelmeden önce başlanmıştı.Tayyip Erdoğan bizzat  kendisi anlatıyor: (19 Ekim  2008)&#8221;Bu işe ben  Emniyet&#8217;le başladım. Belirli bir evreye geldikten sonra bunu Savcılığa verdik.  Ergenekon soruşturması konusunda yargı ile yakın işbirliği içindeyiz.  Bunlar iktidara gelmeden yaptığımız  tespitlerdir.&#8221;</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Tarih 19 Mart 2002,  Ankara&#8230;</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Amerikan Başkan  Yardımcısı Dick Cheney 12 bölge ülkesini ziyaret ettikten sonra  Ankara&#8217;ya geldi. Morali bozuktu. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Zira Irak&#8217;ın işgali  için umduğu desteği bulamamıştı.<br />
Hemen Köşk&#8217;e çıktı. Cumhurbaşkanı Sezer, tüm dünyaya söylediğini bir de ABD&#8217;ye söyledi:  &#8220;Uluslararası oydaşma ararım&#8221;.<br />
Ardından Başbakanlığa geçti. Ecevit, &#8220;İşgale karşıyız&#8221; dedi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Sonra akşam yemeğinde, protokolde olmamasına karşın, ısrarla Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu  ile görüştü. O da kesin bir dille tersledi&#8230;</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ayrıca Org. Kıvrıkoğlu, ABD işgali  öncesinde Kuzey Irak&#8217;a girerek bazı bölgelerde mevzilenme planı  yapmıştı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Cheney ertesi sabah yapacağı basın toplantısını  iptal etti. Palas pandıras ABD&#8217;ye döndü.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">4 Mayıs 2002<br />
Başbakan Ecevit, &#8220;bağırsak rahatsızlığı&#8221; nedeniyle  hastaneye kaldırıldı&#8230; Aylarca hastanede kaldı&#8230; Rahşan Ecevit onu adeta hastaneden kaçırmasa  Başbakan ölüyordu.<br />
2001 yılında &#8220;ekonomiyi kurtarmaya&#8221; ABD&#8217;den gelen Kemal  Derviş, basının karşısına çıkıp &#8220;siyasal belirsizlik&#8221;ten bahsetti.  Sonra&#8230;<br />
Devlet Bahçeli, &#8220;3 Kasım&#8217;da  erken seçim&#8221; dedi.<br />
4 ay sonra&#8230;<br />
Türkiye sandığa gitti. Ve, AKP tek  başına iktidara geldi.ABD, Irak&#8217;ın işgaline karşı çıkan bir askeri -  siyasi heyeti birkaç ayda tasfiye etmişti.Hem Ecevit, hem de ABD işgaline karşı planlar yapan  Org. Kıvrıkoğlu tasfiye edilmiş, yerlerine ABD saldırısını destekleyen AKP  hükümeti ve Org. Özkök gelmişti.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">AKP&#8217;nin işbaşına gelmesiyle birlikte Ergenekon saldırısı da başlamış  oldu.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Amerika&#8217;ya karşı olan tüm güçler ve Türk ordusu, Ergenekon tezgahı ile  saf dışı bırakılacaklardı.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Fehmi Koru, Yeni Şafak&#8217;ta yazdı: &#8220;Ergenekon&#8217;un düğmesine Tayyip Bey ile  Bush&#8217;un Oval Ofis&#8217;teki görüşmesinde basıldı&#8221;</font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD&#8217;nin ana hedefi</font></p>
<p><font color="#ffcc00">+++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD&#8217;nin ana hedefi:</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Öncelikle Kuzey Irak&#8217;ta kurulmuş olan Barzani Devleti&#8217;ni Türkiye&#8217;nin  tanıması ve fiilen himayesi altına almasıdır.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Çünkü ABD Irak&#8217;tan çekildikten sonra, Irak Arapları ve İran, Barzani  Devleti&#8217;ne karşı harekete geçebilirler.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Böylece ABD hem Barzani Devletini emniyete almış olacak, hem de Irak ve  İran ile karşı karşıya gelmiş olan Türkiye, ABD&#8217;ye daha fazla mahkum hale gelmiş  olacaktır..</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Neden Barzani Devleti ABD için bu kadar önemlidir?</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Çünkü, Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin ana hedefi olan Büyük Kürdistan&#8217;ın  başlangıç noktası Kuzey Irak&#8217;taki Barzani Devletidir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Irak saldırısının esas amacı da zaten Barzani Devletinin kurulması  idi.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Barzani Devletinin emniyete alınmasıyla birlikte eş zamanlı olarak  Türkiye&#8217;de &#8220;Kürt Açılımı&#8221;nın tamamlanması gerekmektedir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bu sayede Güneydoğu Anadolu&#8217;da özerk bir yapı oluşturulacak ve zaman içinde  bu özerk yapı Barzani Devleti ile şu veya bu biçimde bütünleştirilecektir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bundan sonra, İran ve Suriye&#8217;den de parçalar koparılarak Büyük Kürdistan&#8217;ın  oluşturulması daha kolay hale gelecektir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Büyük Kürdistan, İkinci İsrail olacaktır. Yani Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta  Asya&#8217;yı, burada kuracağı üsler vasıtasıyla kontrol edecek, Büyük Ortadoğu  Planı&#8217;nın amacını, yani 24 Müslüman ülkenin rejimlerini ve sınırlarını  değiştirmeyi daha kolay gerçekleştirebilecektir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Kilit nokta ÖKK ve Türk Ordusu</font></p>
<p><font color="#ffcc00">++++++++++++++++++++++++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ama bütün bunları yapmak için, Türk Ordusu&#8217;nun vatanı savunma iradesinin  kırılması gerekiyor.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Ergenekon tezgahları ile aynen Endonezya&#8217;da yapıldığı gibi önce Türk  ordusunun saygınlığı yok edilecek.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türk ordusu, Amerikancı AKP hükümetinin Barzani Devleti&#8217;ni tanıma ve himaye  altına alma yolunda attığı adımlara ses çıkaramayacak.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">&#8220;Ordu siyasete karışmamalı&#8221;, &#8220;Ne yani, yine darbe mi yapmak istiyorsunuz&#8221;  suçlamaları ile susturulacak.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Özel Kuvvetler, güneydoğuda kışkırtılacak olan bir ayaklanmaya müdahale  edemeyecek.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">İşte, son &#8220;Arınç suikasti&#8221; tertibini de bu açıdan ele alabiliriz.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Sonuç</font></p>
<p><font color="#ffcc00">+++++</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Özel Kuvvetler Komutanlığı&#8217;nda yapılan aramalar aynı zamanda,  Genelkurmay Başkanının yanına Kuvvet Komutanlarını da alarak Trabzon’da Oruç  Reis Fırkateyni’nde yaptığı açıklamalara cevaptır.             </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Amerika, TSK’nın  Başbuğ’un ağzından yapmak istediği kendini savunma girişimine yeni bir atak ile  karşılık vermiştir.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">Bugünkü durum, Türk Ordusunun yıllar yılı NATO kontrolüne terk  edilmesinin bir sonucudur. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">ABD, NATO anlaşmalarına ve yapılanmasına dayanarak içimizdeki  operasyonu yürütebilmektedir. </font></p>
<p><font color="#ffcc00">Türk Ordusu’nun NATO içinde kalarak milli  niteliğini muhafaza edemeyeceği ve kendisini koruyamayacağı artık son  gelişmelerle bir kez daha kanıtlanmıştır.</font></p>
<p><font color="#ffcc00">             </font></p>
<p><strong><font color="#ff0000">Genelkurmay Başkanlığı, Türk Ordusu’na yönelik asimetrik  psikolojik saldırıyı yapanların kim olduğunu açıklayarak milletimizi  bilgilendirmelidir.</font></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/asimetrik-psikolojik-savas-harp-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DERSİM İSYANI ( WIKIPEDIA&#8217;DAN ALINTI )</title>
		<link>http://www.m-ali.com/dersim-isyani-wikipediadan-alinti/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/dersim-isyani-wikipediadan-alinti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 21:40:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BELGESEL]]></category>

		<category><![CDATA[TARİH]]></category>

		<category><![CDATA[dersim]]></category>

		<category><![CDATA[dersim ayaklanması]]></category>

		<category><![CDATA[dersim başkaldırması]]></category>

		<category><![CDATA[dersim isyanı]]></category>

		<category><![CDATA[dersim olayı]]></category>

		<category><![CDATA[dersimde neler oldu]]></category>

		<category><![CDATA[katliamı]]></category>

		<category><![CDATA[kürdistan tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[kürt tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[olayları]]></category>

		<category><![CDATA[tunceli]]></category>

		<category><![CDATA[wikipedia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/dersim-isyani-wikipediadan-alinti/</guid>
		<description><![CDATA[ İsyanın Nedenleri ve İsyan Öncesi Genel Durum 
Osmanlı döneminde yüzyıllarca yurtluk ve ocaklık biçiminde özerk olarak yönetilen Dersim Bölgesi&#8217;nde, özellikle Tanzimat&#8216;tan sonra, merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacına yönelik düzenlemelere karşı sık sık ayaklanmalar (Dersim ayaklanmaları) çıkmıştır (1847, 1877-78, 1885, 1892, 1893-95, 1907, 1911, 1916).[kaynak belirtilmeli]
Bölge, Türkiye Cumhuriyeti&#8216;nin kurulmasıyla özerkliğini kaybetmiştir. Aşiretler, yönetimlerinin elinden alınmasına karşı çıkmış; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2> <span class="mw-headline" id=".C4.B0syan.C4.B1n_Nedenleri_ve_.C4.B0syan_.C3.96ncesi_Genel_Durum">İsyanın Nedenleri ve İsyan Öncesi Genel Durum</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti" title="Osmanlı Devleti" class="mw-redirect">Osmanlı</a> döneminde yüzyıllarca yurtluk ve ocaklık biçiminde özerk olarak yönetilen Dersim Bölgesi&#8217;nde, özellikle <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanzimat" title="Tanzimat">Tanzimat</a>&#8216;tan sonra, merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacına yönelik düzenlemelere karşı sık sık ayaklanmalar (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_ayaklanmalar%C4%B1" title="Dersim ayaklanmaları">Dersim ayaklanmaları</a>) çıkmıştır (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1847" title="1847">1847</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1877" title="1877">1877</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1878" title="1878">78</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1885" title="1885">1885</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1892" title="1892">1892</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1893" title="1893">1893</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1895" title="1895">95</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1907" title="1907">1907</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1911" title="1911">1911</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1916" title="1916">1916</a>).<sup title="Kaynak belirtilmeli">[<em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme" title="Vikipedi:Kaynak gösterme">kaynak belirtilmeli</a></em>]</sup></p>
<p>Bölge, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_Cumhuriyeti" title="Türkiye Cumhuriyeti" class="mw-redirect">Türkiye Cumhuriyeti</a>&#8216;nin kurulmasıyla özerkliğini kaybetmiştir. Aşiretler, yönetimlerinin elinden alınmasına karşı çıkmış; vergi vermek, askere gitmek gibi çeşitli zorunlulukları ise uygun bulmamıştır.</p>
<p>Yeni Türk Cumhuriyeti 1934 yılında Ağa, Şeyh, Seyit, Molla, Efendi, Paşa, Bey, Hacı, Hoca vb. lakapları kaldırdı. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Lakap_ve_%C3%9Cnvanlar%C4%B1n_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1na_Dair_Kanun&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Lakap ve Ünvanların Kaldırılmasına Dair Kanun (sayfa mevcut değil)">Lakap ve Ünvanların Kaldırılmasına Dair Kanun</a> ve benzeri modern uygulamalar ile bu gibi eğitim reformu girişimleri bölgenin sosyalojik yapısıyla uyuşmazlıklar gösteriyordu. Bölge siyasi ve idari otorite olarak Ağaların , dini otorite olarak da Şeyh, Seyit, Hoca, Molla gibi kişilerin kontrolünde olan feodal bir yönetim şekline sahipti. Cumhuriyetin geçmiş ile bağını koparmayı göze alan ve ilerlemeyi hedefleyen kararlı tutumu bölgedeki sosyolojik yapıda rahatsızlıklar doğuruyordu.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1930" title="1930">1930</a>&#8216;ların ilk yarısında bölgede meydana gelen ayaklanmalar bastırıldıktan sonra, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/25_Aral%C4%B1k" title="25 Aralık">25 Aralık</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1935" title="1935">1935</a> tarihli <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=2884_say%C4%B1l%C4%B1_Tunceli_Vilayeti%27nin_%C4%B0daresi_Hakk%C4%B1nda_Kanun&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun (sayfa mevcut değil)">2884 sayılı Tunceli Vilayeti&#8217;nin İdaresi Hakkında Kanun</a> çıkarıldı. Buna göre Tunceli iline bir askerî vali atanacaktı. Aynı zamanda dördüncü genel müfettiş sıfatını alan vali general <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Abdullah_Alpdo%C4%9Fan&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Abdullah Alpdoğan (sayfa mevcut değil)">Abdullah Alpdoğan</a> geniş yönetsel, askeri ve yargısal yetkileri vardı. Ayrıca Alpdoğan&#8217;ın çok sert ve otoriter biri<sup title="Kaynak belirtilmeli">[<em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme" title="Vikipedi:Kaynak gösterme">kaynak belirtilmeli</a></em>]</sup> olması da isyanı tetikledi. Düzeni sağlamak ve güvenlik açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi.</p>
<p>Yasanın uygulanmaya başlamasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik sağlanamadı ve hükûmet otoritesi kurulamadı. Bu sırada <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Suriye" title="Suriye">Suriye</a> sınırına yakın bölge ve illerde de benzer olaylar görüldü.<sup title="Kaynak belirtilmeli">[<em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme" title="Vikipedi:Kaynak gösterme">kaynak belirtilmeli</a></em>]</sup> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hatay_Cumhuriyeti" title="Hatay Cumhuriyeti">Hatay</a>&#8216;a bağımsızlık tanıyan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Milletler_Cemiyeti" title="Milletler Cemiyeti">Milletler Cemiyeti</a> kararından sonra, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/TBMM" title="TBMM" class="mw-redirect">TBMM</a>&#8216;de yapılan görüşmelerde, bu gelişmelerin başta <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa" title="Fransa">Fransa</a> ve Fransa&#8217;nın mandası altındaki Suriye tarafından kışkırtıldığı ileri sürüldü. Başbakan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smet_%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC" title="İsmet İnönü">İsmet İnönü</a> ise, Tunceli ilinde iki yıldır izlenen reform programının amacının bölgenin uygar bir hale getirilmesi olduğunu belirterek, programa karşı bölgede direniş olduğunu belirtti.</p>
<h2> <span class="mw-headline" id=".C4.B0syan">İsyan</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<p>1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü&#8217;nün açılışını yapmak üzere Dersim&#8217;e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı Teğmen&#8217;in komutasındaki karakola asiler tarafından saldırı düzenlenir. Karakol yakılır, 33 asker öldürülür.<sup id="cite_ref-2" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-2">[3]</a></sup></p>
<p>27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pap bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu&#8217;nun da basılması için asi milislere emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu&#8217;na da baskın düzenlenir. Kendi vatandaşlarından kurulu düzensiz gerilla kuvvetlerine karşı savaşmak üzere eğitilmemiş ve bu yönde bir hazırlığı olmayan askeri kuvvetler kendilerini korumakta zaafiyet içine düşerler. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. Asiler Malazgirt Köprüsü&#8217;nü tahrip ederler.<sup id="cite_ref-3" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-3">[4]</a></sup></p>
<h2> <span class="mw-headline" id="Dersim_Harek.C3.A2t.C4.B1">Dersim Harekâtı</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<p>Ayaklanma, Ocakzade (Ehl-i Beyt soyundan) kökenli ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C5%9Eeyh_Hasan&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Şeyh Hasan (sayfa mevcut değil)">Şeyh Hasan</a> Kürt aşiretine mensup olan <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Abasan_A%C5%9Fireti&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Abasan Aşireti (sayfa mevcut değil)">Abasan Aşireti</a> reisi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Seyit_R%C4%B1za" title="Seyit Rıza">Seyit Rıza</a> önderliğinde, askere gitmek ve vergi vermek istemeyen diğer aşiretlerce de desteklenen bir grup tarafından <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/20_Mart" title="20 Mart">20</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/21_Mart" title="21 Mart">21 Mart</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1937" title="1937">1937</a> gecesi <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Har%C3%A7ik_k%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Harçik köprüsü (sayfa mevcut değil)">Harçik köprüsünün</a> yıkılması, köprüyle Kahnut Bucağı arasındaki telefon hattının kesilmesi ve bölge askeriyesine düzenlenen saldırı ile başladı. Askeriyedeki bütün askerler öldü. Askeriye yakıldı. Bunun üzerine resmen Kürt isyanı başladı. İsyan bölgenin coğrafi durumu nedeni ile büyüdü. Ayaklanmayı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurey%C5%9Fan_a%C5%9Fireti" title="Kureyşan aşireti">Kureyşan</a> Kürt aşireti başlattı ve özellikle <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Demenan_a%C5%9Fireti&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Demenan aşireti (sayfa mevcut değil)">Demenan</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Haydaran_a%C5%9Fireti&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Haydaran aşireti (sayfa mevcut değil)">Haydaran</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Yusufan_a%C5%9Fireti&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Yusufan aşireti (sayfa mevcut değil)">Yusufan</a> Kürt aşiretlerinin katılımı ile iyice genişledi. Ayaklanmaya toplam yaklaşık 6.000 kişilik bir grup katıldı<sup title="Kaynak belirtilmeli">[<em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme" title="Vikipedi:Kaynak gösterme">kaynak belirtilmeli</a></em>]</sup>.</p>
<p>General <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Abdullah_Alpdo%C4%9Fan&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Abdullah Alpdoğan (sayfa mevcut değil)">Abdullah Alpdoğan</a> düzenlediği ilk harekât büyük başarısızlıkla sonuçlandı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Firetler" title="Aşiretler" class="mw-redirect">Aşiretler</a> ise bunun verdiği moralle tamamen silahlandı. Bu yüzden isyanı bastırmak iyice zorlaştı. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Abdullah_Alpdo%C4%9Fan&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Abdullah Alpdoğan (sayfa mevcut değil)">Abdullah Alpdoğan</a> yanına aldığı 50.000 <sup id="cite_ref-5" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-5">[6]</a></sup><sup id="cite_ref-McDowall_1-1" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-McDowall-1">[2]</a></sup> asker (üç kolordu ) ile bölgeye gitti fakat dağları bir türlü aşamadı. Bunun sonucunda gerekli olanın bir hava saldırısı olmasına karar verdi. Gerekli onayı alınca <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabiha_G%C3%B6k%C3%A7en" title="Sabiha Gökçen">Sabiha Gökçen</a>&#8216;i davet etti. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabiha_G%C3%B6k%C3%A7en" title="Sabiha Gökçen">Sabiha Gökçen</a> de kabul edip Hava Kuvvetleri&#8217;nden 3 uçak filosu ile havadan saldırı gerçekleştirdi. İsyancıların saklandıkları en büyük yer olan Laş mevkiini yerle bir etti.</p>
<p>Yapılan harekât başarı verince, askerler bölgeye girmeyi başardı. Bunun üzerine <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Seyit_R%C4%B1za" title="Seyit Rıza">Seyit Rıza</a>, bölge halkına zarar gelmesin diye <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Haydaran&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Haydaran (sayfa mevcut değil)">Haydaran</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurey%C5%9Fan" title="Kureyşan" class="mw-redirect">Kureyşan</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Demenan&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Demenan (sayfa mevcut değil)">Demenan</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Yusufan&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Yusufan (sayfa mevcut değil)">Yusufan</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1rgan" title="Kırgan" class="mw-redirect">Kırgan</a> Kürt aşiretleri reisi ile birlikte teslim oldu ve harekât, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/13_Eyl%C3%BCl" title="13 Eylül">13 Eylül</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1937" title="1937">1937</a>&#8216;de sona erdi. Ayaklanmayı bastıran bu askeri harekât, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_Harek%C3%A2t%C4%B1" title="Dersim Harekâtı" class="mw-redirect">Dersim Harekâtı</a> olarak adlandırılır.</p>
<p>Askeri harekâttan sonra yapılan yargılama <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/15_Kas%C4%B1m" title="15 Kasım">15 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1937" title="1937">1937</a>&#8216;de sona erdi. Ayaklanmanın lideri Seyit Rıza ile 6 kişi idam edildi. Çok sayıda Kürt ayaklanmacı değişik hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak olaylar durulmadı ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1938" title="1938">1938</a>&#8216;de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurey%C5%9Fan_a%C5%9Fireti" title="Kureyşan aşireti">Kureyşan</a> Kürt aşireti intikam için diğer Kürt aşiretlerini silahlanmaya davet etti ve ikinci Kürt isyanı başladı. Bunun üzerine başlatılan ikinci askeri harekât ile Eylül 1938&#8242;de ayaklanma tamamen bastırıldı. Direniş amacıyla kırsal alanda kalanların direnişi ise <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1948" title="1948">1948</a>&#8216;e kadar sürmüştür.</p>
<h2> <span class="mw-headline" id=".C4.B0syan.C4.B1n_Sonu.C3.A7lar.C4.B1">İsyanın Sonuçları</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<p>Hukukçu yazar Hüseyin Aygün, Dersim İsyanı ve sonuçları hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı bir araştırma olarak nitelendirilen « <em>Dersim 1938 ve Zorunlu İskân</em> » adlı kitabında, isyanın açıkça kışkırtılarak çıkarıldığını, Cumhuriyet dönemi Kürt ayaklanmaları içerisinde sivillere yönelik eziyetin ve kıyımın en şiddetlisine uğradığını, ardından da isyancılarla beraber aileleri ve hatta isyana iştirak etmeyenlerin eziyete ve kıyıma maruz kaldığını, binlerce isyancı ve sivil vatandaşın öldürülmüş ve kalan on binlercesinin de sürgün edilmiş olduğunu belirtmiştir.</p>
<p>Askerî harekât, her ne kadar bazı aşiretleri sürgün etse de, harekât <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1938" title="1938">1938</a> yılının sonuna doğru sona ermiştir. Harekât sonucunda 13.000 (Resmi rapor)<sup id="cite_ref-radical_0-1" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-radical-0">[1]</a></sup> ile 40.000 <sup id="cite_ref-McDowall_1-2" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-McDowall-1">[2]</a></sup> arasında sivil ölürken, 12.000 kişi başka yerlere sürgün edilmiştir<sup id="cite_ref-radical_0-2" class="reference"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_%C4%B0syan%C4%B1#cite_note-radical-0">[1]</a></sup>. Ayaklanmaya katılan aşiret mensupları, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayseri" title="Kayseri" class="mw-redirect">Kayseri</a>&#8216;nin <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1z" title="Sarız" class="mw-redirect">Sarız</a>, ilçesi ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum" title="Erzurum" class="mw-redirect">Erzurum</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yozgat" title="Yozgat" class="mw-redirect">Yozgat</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu%C5%9F" title="Muş" class="mw-redirect">Muş</a> gibi çeşitli illere gönderilmiştir<sup title="Kaynak belirtilmeli">[<em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme" title="Vikipedi:Kaynak gösterme">kaynak belirtilmeli</a></em>]</sup>.</p>
<h2> <span class="mw-headline" id="Dersim_.C4.B0syan.C4.B1.27na_.C4.B0li.C5.9Fkin_Yay.C4.B1nlar">Dersim İsyanı&#8217;na İlişkin Yayınlar</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<ul>
<li>Vecihi Timuroğlu, Dersim Tarihi, Yurt Kitap</li>
<li>Suat Akgül, <em>Amerikan ve İngiliz Raporları Işığında Dersim</em></li>
<li>Faik Bulut, <em>Dersim Raporları</em></li>
<li>Naşit Hakkı Uluğ, Dereveyi ve Dersim, Kaynak Yayınları</li>
<li>Şükrü Laçin, <em>Dersim İsyanından Diyarbakır&#8217;a Bir Kürt İşçisinin Siyasal Anıları</em></li>
<li>M. Arseneviç Haretyan ve Kemal Mazhar Ahmed, <em>1925 Kürt Ayaklanması</em></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jandarma_Genel_Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="Jandarma Genel Komutanlığı" class="mw-redirect">Jandarma Genel Komutanlığı</a>, <em>Dersim Raporu</em></li>
</ul>
<h2> <span class="mw-headline" id="Dersim_.C4.B0syan.C4.B1.27na_.C4.B0li.C5.9Fkin_Belgeseller">Dersim İsyanı&#8217;na İlişkin Belgeseller</span> <span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<ul>
<li>« <em><strong>38</strong></em> »: <a href="http://www.derenahiyesi.com//index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1&amp;Itemid=36" class="external text" rel="nofollow">Dersim Belgeseli</a>, <em>Yönetmen:</em> Çayan Demirel, 2006.</li>
</ul>
<h2> <span class="mw-headline" id="Ayr.C4.B1ca_Bak.C4.B1n.C4.B1z">Ayrıca Bakınız</span><span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<ul>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_a%C5%9Firetleri" title="Dersim aşiretleri">Dersim aşiretleri</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dersim_ayaklanmalar%C4%B1" title="Dersim ayaklanmaları">Dersim ayaklanmaları</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Seyit_R%C4%B1za" title="Seyit Rıza">Seyit Rıza</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nuri_Dersimi" title="Nuri Dersimi">Nuri Dersimi</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0hsan_Sabri_%C3%87a%C4%9Flayangil" title="İhsan Sabri Çağlayangil">İhsan Sabri Çağlayangil</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tunceli" title="Tunceli" class="mw-redirect">Tunceli</a></li>
</ul>
<h2> <span class="mw-headline" id="Kaynak.C3.A7a">Kaynakça</span><span style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px" class="editsection"></span></h2>
<ul>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=H%C3%BCseyin_Ayg%C3%BCn&amp;action=edit&amp;redlink=1" class="new" title="Hüseyin Aygün (sayfa mevcut değil)">Hüseyin Aygün</a>, <em>Dersim 1938 ve Zorunlu İskân</em>, Dipnot Yayınları, (ISBN : 9789759051570)</li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nuri_Dersimi" title="Nuri Dersimi">Vet. Dr. M. Nuri Dersimi</a>, <em>Hatıratım</em>, Geliştirilmiş Yeni Basım (İlk baskı: Roja Nû Yayınları, İsveç, 1987), Öz-Ge Yayınları, Ankara, 1992.</li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nuri_Dersimi" title="Nuri Dersimi">Dr. Nuri Dêrsimi</a>, <em>Kürdistan Tarihinde Dersim</em>, Doz Yayınları, Eylül 2004, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:KitapKaynaklar%C4%B1/9756876441" class="internal mw-magiclink-isbn">ISBN 975-6876-44-1</a></li>
<li>M. Kalman, <em>Belge ve tanıklarıyla Dersim Direnişleri</em>, Nûjen Yayınları, İstanbul, Ekim 1995.</li>
<li>Munzur Çem, <em>Tanıkların Diliyle Dersim &#8216;38</em>, Pêrî Yayınları, İstanbul, Mart 1999, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:KitapKaynaklar%C4%B1/9758248198" class="internal mw-magiclink-isbn">ISBN 975-8248-19-8</a>.</li>
<li>Celal Yıldız, <em>Dersim Dile Geldi</em>, Tij Yayınları, İstanbul, 2003.</li>
<li>Dr. Hüseyin Çağlayan:, <em>38 ra jü pelge</em>, Tij Yayınları, İstanbul, 2004.</li>
<li>Dr. Hüseyin Çağlayan Belge ve tanıklarıyla DERSİM DİRENİŞÇİLERİ</li>
<li>Meyer Georges, Trois corps d&#8217;armée turcs concentrés dans la région de Dersim, communiqué du Caire, Paris, Le Figaro, 30 août 1938</li>
<li>Bilal Şimşir, Kürtçülük Cilt II</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/dersim-isyani-wikipediadan-alinti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DOMUZ GRİBİ - PANDEMİK İNFLUENZA (H1N1) ASLINDA NEDİR?</title>
		<link>http://www.m-ali.com/domuz-gribi-pandemik-influenza-h1n1-aslinda-nedir/</link>
		<comments>http://www.m-ali.com/domuz-gribi-pandemik-influenza-h1n1-aslinda-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 21:05:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>

		<category><![CDATA[İBRET]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gıribi]]></category>

		<category><![CDATA[DOMUZ GRİBİ]]></category>

		<category><![CDATA[gırip]]></category>

		<category><![CDATA[H1N1]]></category>

		<category><![CDATA[influenza]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl korunulur]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl önlem alınır]]></category>

		<category><![CDATA[nedir]]></category>

		<category><![CDATA[önlemler]]></category>

		<category><![CDATA[panademik grip]]></category>

		<category><![CDATA[pandemik grip]]></category>

		<category><![CDATA[SALGIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.m-ali.com/domuz-gribi-pandemik-influenza-h1n1-aslinda-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Dr.Nazan Önoğlu

Grip veya asrın soygunu&#8230; 
Domuz gribi arkasındaki ekonomik çıkarlar neler ? 
Dünyada her sene milyonlarca insan malaryadan ölüyor, halbuki basit bir tül sineklik onları koruyabilir. 
Gazeteler bundan bahsetmiyor ! Dünyada her sene 2 milyon çocuk ishalden ölüyor, halbuki 23 sentlik bir serum onları kurtarabilir. 
Gazeteler bundan bahsetmiyor ! Kızamık ve zatüreden her sene 10 milyon insan ölüyor. Tüm bu insanlar daha ucuz ilaçlarla kurtulabilir. 
Gazeteler bunlardan da bahsetmiyor ! 
Bundan yaklaşık 10 yıl önce kuş gribi çıktığında bütün gazeteler bizi bilgiye boğdu: &#8221;Bütün diğer salgınlardan daha tehlikeli&#8230; 
Dünyayı tehdit eden salgın !&#8221;&#8230; Gazeteler sadece bu tavukların korkunç hastalığından bahsediyordu. Buna rağmen toplam insan kaybı 10 sene de 250. 
Yani senede 25 
Normal grip senede yarım milyon can alıyor. 25&#8242;e karşı YARIM MİLYON ! 
Niçin kuş gribinden bu kadar bahsedildi ? 
Çünkü bu tavukların arkasında bir &#8221;horoz&#8221; vardı, büyük ibikli bir horoz: Uluslararası Roche ilaç grubu&#8230;. 
Bu şirket Asya ülkelerine milyonlarca doz Tamiflu sattı, Ingiltere 14 milyon doz satın aldı. Kuş gribi sayesinde Roche, milyarlarca dolar kar ettiler. 
Bugün de domuz gribi psikozu başlatıldı. Tüm dünya medyası sadece bundan bahsediyor. 
Kuzey Amerikan Gilead Sciences şirketi Tamiflu ilacının patent sahibi. Bu işletmenin en büyük hissedarıysa Donald Rumsfeld: George Bush dönemi savunma bakanı, 
Irak savaşının stratejisti&#8230; 
Gerçek &#8221;Pandemie&#8221; (dünyayı etkileyen büyük salgın), çıkar salgınıdır, sağlık paralı askerlerinin çıkarları. 
Eğer domuz gribi söylendiği gibi gerçekten dünyayı tehdit eden büyük bir salgınsa (pandemiyse) dünya sağlık örgütü bu hastalıktan bu kadar tedirgin oluyorsa 
neden bu hastalığı dünya sağlığını tehdit eden bir hastalık olarak ilan edip, hastalığa karşı aynı ilacın jenerik türevlerinin üretilmesini önermiyorlar ? 
Roche&#8217;un haklarının iptalini isteyip yerine her ülkenin kendi üreteceği jenerik türevlerini üretmiyorlar ? 
 Bu mesajı mümkün olduğu kadar çok insana iletiniz, herkes bu büyük salgının arkasındaki gerçeği görsün. 
Çünkü medya sadece kendi sponsorlarının haberlerini veriyor. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Dr.Nazan Önoğlu</span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Grip veya asrın soygunu&#8230; </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Domuz gribi arkasındaki ekonomik çıkarlar neler ? </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><br />
</span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Dünyada her sene milyonlarca insan malaryadan ölüyor, halbuki basit bir tül sineklik onları koruyabilir. </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Gazeteler bundan bahsetmiyor ! Dünyada her sene 2 milyon çocuk ishalden ölüyor, halbuki 23 sentlik bir serum onları kurtarabilir. </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Gazeteler bundan bahsetmiyor ! Kızamık ve zatüreden her sene 10 milyon insan ölüyor. Tüm bu insanlar daha ucuz ilaçlarla kurtulabilir. </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Gazeteler bunlardan da bahsetmiyor ! </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Bundan yaklaşık 10 yıl önce kuş gribi çıktığında bütün gazeteler bizi bilgiye boğdu: &#8221;Bütün diğer salgınlardan daha tehlikeli&#8230; </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Dünyayı tehdit eden salgın !&#8221;&#8230; Gazeteler sadece bu tavukların korkunç hastalığından bahsediyordu. Buna rağmen toplam insan kaybı 10 sene de 250. </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Yani senede 25 </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Normal grip senede yarım milyon can alıyor. 25&#8242;e karşı YARIM MİLYON ! </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Niçin kuş gribinden bu kadar bahsedildi ? </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Çünkü bu tavukların arkasında bir &#8221;horoz&#8221; vardı, büyük ibikli bir horoz: Uluslararası Roche ilaç grubu&#8230;. </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Bu şirket Asya ülkelerine milyonlarca doz Tamiflu sattı, Ingiltere 14 milyon doz satın aldı. Kuş gribi sayesinde Roche, milyarlarca dolar kar ettiler. </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Bugün de domuz gribi psikozu başlatıldı. Tüm dünya medyası sadece bundan bahsediyor. </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Kuzey Amerikan Gilead Sciences şirketi Tamiflu ilacının patent sahibi. Bu işletmenin en büyük hissedarıysa Donald Rumsfeld: George Bush dönemi savunma bakanı, </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Irak savaşının stratejisti&#8230; </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Gerçek &#8221;Pandemie&#8221; (dünyayı etkileyen büyük salgın), çıkar salgınıdır, sağlık paralı askerlerinin çıkarları. </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Eğer domuz gribi söylendiği gibi gerçekten dünyayı tehdit eden büyük bir salgınsa (pandemiyse) dünya sağlık örgütü bu hastalıktan bu kadar tedirgin oluyorsa </span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">neden bu hastalığı dünya sağlığını tehdit eden bir hastalık olarak ilan edip, hastalığa karşı aynı ilacın jenerik türevlerinin üretilmesini önermiyorlar ? </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p class="ecxecxp0" style="margin-bottom: 0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Roche&#8217;un haklarının iptalini isteyip yerine her ülkenin kendi üreteceği jenerik türevlerini üretmiyorlar ? </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"></span></p>
<p> <span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Bu mesajı mümkün olduğu kadar çok insana iletiniz, herkes bu büyük salgının arkasındaki gerçeği görsün. </span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><br />
</span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">Çünkü medya sadece kendi sponsorlarının haberlerini veriyor. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.m-ali.com/domuz-gribi-pandemik-influenza-h1n1-aslinda-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
