yıl 2005.istanbul 4. agır ceza mahkemesinde sahte rakı imal etmek suçundan açılan davada sanıkların sorgusu yapılıyor.

sanık - lokantalardan falan topladıgımız şişelere yaptıgımız rakıları doldurduk.

mahkeme baskanı- alınan parmak izi örneklerinde hem sizin hem de
sabıkalı başka kişilerin parmak izi var.

sanık - dogrudur.
mahkeme baskanı - bu ne pislik,bari şişeleri yıkayıp doldursaydınız
———————————————————— —————

1940′lardan aktarılan bir anı: yaÅŸlıca bir rum kadıncağız sanık
kürsüsünde durmaktadır. duruşma uzadıkça uzar. kadıncağız şişmanlığın
ve yaşı nedeniyle, mahalle karısı misali, tanık kürsüsüne yaslanıp
belinin ağırlığını bir tarafa vererek durur.
hakim: “hanım düzgün dur!” (sertliÄŸiyle bilinen bir hakimdir)
beş dakika sonra kadıncağız dikilmekten yine yorulur, bu sefer ağırlığı öbür tarafa vererek bükük durur.
hakim: “hanım düzgün dur!” kadıncağız tekrar toparlanır. Bu olay birkaç kere tekrarlar. en sonunda hakim yine: “hanım düzgün dur!” dedikçe kadıncağız lafı patlatır:
a yeter beee! mahkeme mi yapiyoruz, fotograf mı çektiriyoruz?
———————————————————— —————

avukat: kişi size getirildiğinde hayatta mıydı?
doktor: hayır ölmüştü.
avukat: bundan nasıl emin olabiliyorsunuz?
doktor: çünkü beyni önümdeki bir kavanozun içinde duruyordu.
avukat: bu durumda dahi kişinin yaşıyor olma ihtimali yok mu?
doktor: var tabi. hatta şu anda bir yerlerde avukatlık yapıyor olabilir.
———————————————————— —————–

Massachusetts Avukatlar BirliÄŸi’nin raporlarına göre duruÅŸma esnasında bazı avukatların gerçekten sormuÅŸ olduÄŸu sorular ve aklı evvel tanıkların da verdiÄŸi cevaplardan seçmeler…

“Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, deÄŸil mi doktor?”

“En genç olan oÄŸlunuz, hani ÅŸu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?”

“Resminiz çekilirken orada mıydınız?”

“Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?”

“SavaÅŸta öldürülen kardeÅŸiniz miydi yoksa siz miydiniz?”

“Sizi öldürdü mü?”

“Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?”

“Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?”

“Kaç kere intihar etmeyi baÅŸardınız?”

Soru: “8 agustosta mı hamile kaldınız?”
Cevap: “Evet.”
Soru: “peki o anda siz ne yapıyordunuz?”

Soru: “Üç çocuÄŸunuz var, deÄŸil mi?”
Cevap: “Evet.”
Soru: “Kaçı erkek?”
Cevap: “Erkek yok.”
Soru: “Hiç kızınız var mı?”
Soru: “Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, deÄŸil mi?”
Cevap: “Evet.”
Soru: “Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?”

Soru: “Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, deÄŸil mi?”
Cevap: “Evet, Avrupa’ya…”
Soru: “EÅŸiniz de sizinle geldi mi?”
Soru: “İlk evliliÄŸiniz niçin sona ermiÅŸti?”
Cevap: “Ölüm sebebiyle.”
Soru: “Kim ölmüştü?”

Soru: “Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?”
Cevap: “Orta boyluydu, sakalı vardı.”
Soru: “Erkek miydi yoksa kadın mı?”

Soru: “Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?”
Cevap: “Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım.”

Soru: “Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaÅŸtık mı? Åžimdi, hangi okula gidiyorsunuz?”
Cevap: “Sözlü.”

Soru: “Otopsiye baÅŸladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?”
Cevap: “Aksam 8:30 civarinda basladık.”
Soru: “Bay___ o esnada ölü müydü?”
Cevap: “Hayır, sandalyeye oturmuÅŸ neden otopsi yaptığımı merak ediyordu.”

Soru: “İdrar örneÄŸi verme imkanınız var mı?”
Cevap: “Kendimi bildim bileli yapabilirim.”

“DoÄŸum gününüz nedir?”
“15 Temmuz”

“Hangi yıl?”

“Her yıl.”

“Saldırı anında üzerinizde ne vardı?”
“Gucci kazağım ve Reebok ayakkabılarım