İlber Ortaylı: “Ordunun siyasete karışması kaçınılmaz”, “Sivil siyasetin kendini geliÅŸtiremediÄŸi ortamda darbe kaçınılmaz”, “Türklerin birinci vasfı asker millet olması”, “Demokratik açılım boÅŸ laf”

07.02.2010 11:10
Tarihçi ve Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, MHP’nin Siyaset ve Liderlik Okulu’nda verdiği konferansta çok tartışılacak sözler söyledi.

Ortaylı şöyle konuştu:


MilliyetçiliÄŸin, ”mensubu olduÄŸun ve içinde yaÅŸadığın toplumu sevmek olduÄŸunu” belirten Ortaylı, son yıllarda Türkiye’de milliyetinden utanma duygusunun, antimilitarist, asker düşmanı bir topluma doÄŸru gidiÅŸin körüklendiÄŸini iddia etti.

”Burada aynı vasfa sahip olmayan Avrupa devletlerinin kışkırtmasının olmadığını söyleyemeyiz” diyen Ortaylı, şöyle konuÅŸtu:

”Türk toplumunun militarist olmasından Belçika’nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiÅŸ Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor. Resim sanatı Fransa’da öldüyse, Fransa bu sanatın bütün dünyada da ölmesini ister, mimari İtalya’da öldüyse, İtalyanlar bütün dünyada mimarinin yok olmasını ister. Hiçbir kavim kendi kaybettiÄŸi vasfın baÅŸka bir kavimde devam etmesini istemez.

Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliÄŸinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uÄŸraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız askerliktir.”

Ortaylı, Türk ordusunun bugün dünyada eğitim veren nadir ordulardan birisi olduğunu hatırlatarak, Türklerin bazı iyi vasıflarının da yine askeri sanatına paralel olarak gelişen tıbbiye, veterinerlik ve mühendislik dalları olduğunu kaydetti.

-”ORDUNUN SİYASETE KARIÅžMASI KAÇINILMAZDIR”-

Ordunun siyasete karışmasının da kaçınılmaz olduÄŸunu, bu tezin tarihsel gerçeklik taşıdığını savunan Ortaylı, ”Sivil siyasetin kendini geliÅŸtiremediÄŸi ortamda darbe kaçınılmazdır. Bugün hiçbir siyasi parti gençleri eÄŸitmiyor, gençlik kolları yok. Yeni yeni siyasi akademileÅŸme baÅŸladı. Buralardan yetiÅŸen gençler partileri yönetirse, partiler kapatılmaz” diye konuÅŸtu.

Din ve devlet iliÅŸkilerine iliÅŸkin de konuÅŸan Ortaylı, dinin hiçbir zaman kendi başına bırakılamayacağını, devletin bir parçası olacağını öne sürdü. Bu durumun laiklikle alakası olup olmadığının tartışılabileceÄŸini belirten Ortaylı, İsrail’in bu duruma örnek teÅŸkil ettiÄŸini söyledi.

Türk devlet yapısının kabiliyetli insanlara dayandığını, Osmanlı Devleti’nin egemenliÄŸi altındaki topraklarda kabiliyetine inandığı kiÅŸileri Enderun’da eÄŸiterek, devlet yönetimine kazandırdığını anlatan Ortaylı, Enderun’da elit bir eÄŸitimin verildiÄŸini, günümüzde elit eÄŸitim veren kurumların azaldığını ve bu kurumların korunması gerektiÄŸini kaydetti.

Ortaylı’nın demokratik açılımla ilgili sözleri ise şöyle:

”Açılım boÅŸ laftır. Açılım isteyenler gitmez de durmaz da. Ekonomik olarak Fransa olabilirdik ama bütçemizi 30 yıldır götüren bir durum var. Kimse kimseye kitle dalkavukluÄŸu yapmak için, sempatik görünmek için konuÅŸmasın. İran Kürtleri ile Türkiye’deki Kürtler arasındaki farkı görmeden adam genocidten söz ediyor. Bunun ne olduÄŸunu bilmeden üstelik. Türklere karşı tez geliÅŸtirmek için arÅŸive giren kaçıncı ecnebi Türk taraftarı oldu, onlar anladı, bizdekiler anlamıyor. Çünkü hakikati görmüyorlar. Çünkü okumuyorlar. Bunlar tehlikeli iÅŸler, belediyeciliÄŸe benzemez.”