Kaybetmeyi sevmeyen ama buna karşın başarılı olmak ve kendi refahları için, çevrelerindeki arkadaş ve dostlarını feda etmekten, taviz vermekten çekinmeyenlere, anlamlı hikayeyi bir çok kez okumalarını öneriyorum.
Onların sonu hep aynı değil mi?
Belki birgün bu hatalarını anlayacaklar, ancak yaptıkları hatayı düzeltebilecek durumda olamayacaklar.
Yorumu sizlere bırakıyorum…

_____________________________________________________

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış.
Ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları.
Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye.
Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki,
Bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları.
Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı.
“Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiÅŸ aslanlardan birisi.
“Nereye gideriz” diye düşünürlerken.
“Bir dakika” diye bir ses duymuÅŸlar
Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz bir ferdi olan topal aslanmış söze atılan.
“Hayır” demiÅŸ, “Hiçbir yere gitmiyoruz.
Siz bana bırakın, ben hallederim bu iÅŸi.”
Topal aslan elinde beyaz bayrak gitmiş öküzlerin yanına.
Topal aslan “SaygıdeÄŸer öküz efendiler” diye baÅŸlamış lafa:
“Bugün buraya sizden özür dilemek için geldik. Evet size defalarca saldırdık, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki sarı öküz yüzünden. Verin onu bize, siz de kurtulun biz de barış içinde yaÅŸayalım!..”
Boz öküz, diğer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiş.
Hepsi de sıcak bakmışlar bu teklife.
Bir tek yaÅŸlı benekli öküz “Olmaz” demiÅŸ ama kimseye dinletememiÅŸ sözünü.
Zavallı sarı öküz teslim edilmiş aslanlara.
Bütün sürünün selameti için bir öküz.
Gerçekten de günlerce sürüye saldıran olmamış.
Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki? Hele öküz etinin tadını aldıktan sonra.
“Acıktık” demiÅŸler
Topal aslan boz öküzün yanına giderek “Selam” diye girmiÅŸ söze:
“Gördünüz ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz. Ama büyük bir problemimiz var!..”
“Nedir?” demiÅŸ boz öküz…
“Åžu sizin uzun kuyruklu öküz” demiÅŸ topal aslan ve devam etmiÅŸ:
“Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve huzur içinde iki taraf da hayatını sürdürsün.”
Boz öküz yine istişare yapmış sürünün ulularıyla.
Yine sadece benekli öküz olmuş karşı çıkan.
Hepsi de “Verelim gitsin” demiÅŸler.
Tekrar tekrar yinelenmiÅŸ bu olanlar.
Her geçen gün aslanlar daha da güçlenmişler.
Öküzlerse her geçen gün daha da zayıflamışlar
Aslanlar küstahlaştıkça küstahlaşıyorlarmış.
Artık bir sebep bile söyleme gereği duymuyorlarmış.
“Verin bize ÅŸu öküzü sonra karışmayız” derlermiÅŸ sadece.
Zavallı öküzlerin “Hayır” diyebilecek güçleri kalmamış.
Boz öküz de aralarında olmak üzere birkaçı kalmış en sona.
“Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu savaşı aslanlara karşı, oysa ne kadarda güçlüydük?” diye sormuÅŸ biri boz öküze.
“Biz” demiÅŸ boz öküz, gözleri nemli ve sesi piÅŸmanlıkla titreyerek,
“Sarı Öküz’ü verdiÄŸimiz gün kaybettik bu savaşı!..”